Alıç Meyvesinin Faydaları Nelerdir?

0

Ekşi muşmula olarak da bilinen alıç meyvesi Crataegus cinsine ait ağaç ve çalılarda yetişen küçük meyvelerdir. Sarıdan kırmızıya kadar değişen rengi, hafif ekşi tadı ile geleneksel Çin tıbbının önemli meyvelerinden biridir. Yüzyıllar boyunca sindirim sorunları, yüksek tansiyon ve kalp yetmezliği için bitkisel bir ilaç olarak kullanılan alıç meyvesinin faydaları nelerdir? İşte detaylar…

Alıç Meyvesinin Faydaları

  • Alıç meyvesi, sağlık açısından pek çok fayda sağlayan ve güçlü antioksidan bileşikler olan polifenoller açısından zengindir. Antioksidanlar, vücuda zarar verebilecek olan serbest radikallerle savaşarak vücudu kanser, kalp hastalıkları, erken yaşlanma ve diyabet gibi kronik hastalıklardan korumaya yardımcı olur.
  • Daha fazla insan çalışmasına ihtiyaç duyulmasına rağmen alıç meyvesi, kolesterol ve trigliserit seviyesini düşürmeye yardımcı olabilir.
  • Yapılan bazı çalışmalar alıç meyvesinin daralan kan damarlarını gevşetebileceğini ve sonuç olarak kan basıncını düşürebileceğini göstermektedir (1). Alıç meyvesi geleneksel Çin tıbbında, yüksek tansiyonu tedavi etmede en çok kullanılan gıdalardan biridir.
  • Alıç meyvesinin antiinflamatuar (iltihap önleyici) özelliklere sahiptir. Kronik iltihaplanma, astım, kanser ve tip 2 diyabet gibi hastalıklarla ilişkilendirilmiştir. Yapılan çalışmalarda alıç meyvesi özütünün astım semptomlarını önemli ölçüde azaltacak kadar iltihabı azalttığını göstermiştir (2).
  • Alıç meyvesi yüzyıllardır özellikle hazımsızlık ve mide ağrısını tedavi etmek için kullanılmaktadır. Alıç meyvesinin lif içeriği prebiyotiktir ve prebiyotikler, sağlıklı bağırsak bakterilerini besler ve sindirime yardımcı olurlar.
  • Alıç meyvesinin polifenol içeriği saç sağlığını destekleyerek saç dökülmesinin önlenmesine yardımcı olabilir.
  • Alıç meyvesi, kalp yetmezliği tedavisinde geleneksel olarak kullanılan ilaçlardan biridir. Kalp fonksiyonunu iyileştirmeye, nefes darlığı ve yorgunluğu azaltmaya yardımcı olabilir.

Alıç meyvesi genellikle güvenlidir. Bazı kişilerde hafif mide bulantısı ve baş dönmesi şikayetleri gözlemlenmiştir. Tansiyon, kalp ya da kolesterol ilacı alıyorsanız, alıç takviyesi kullanmadan önce mutlaka sağlık uzmanınıza danışmanız gerekir.

Herhangi bir sağlık probleminiz, kullanmakta olduğunuz ilaç varsa, hamile veya emzirme döneminde iseniz tüketmeden önce mutlaka doktorunuza danışmanız gerekir. Sitede yer alan yazılı ve görsel içerikler farklı kaynaklardan derlenerek bilgilendirme amaçlı hazırlanmış olup, herhangi bir doktor muayenesinin yerini alamaz. Doktor muayenesi ve tedavisi yerine kullanılamaz. Sağlığınızla ilgili durumlarda lütfen uzman bir doktora danışın.

Referans: https://www.healthline.com/nutrition/hawthorn-berry-benefits#_noHeaderPrefixedContent

Ayvanın Faydaları Nelerdir? Ayva Neye İyi Gelir?

0

Ayva, Asya ve Akdeniz bölgelerinde yetişen, elma ve armut gibi Rosaceae familyasına ait hoş kokulu bir meyvedir. Mevsimlik bir meyve olan ayva, sonbahar aylarından kış aylarına kadar tüketilebilir. Eski Yunan ve Roma medeniyetlerinde aşk ve bereketin simgesi olan ayva, içerdiği vitamin ve mineraller ile de sağlık açısından oldukça faydalıdır. Ayvanın faydaları nelerdir ve ayva neye iyi gelir? İşte detaylar.

Ayvanın Besin Değeri 92 gramlık bir ayvanın kalorisi 52 kcal dir. Yağ: 0 gram Protein: 0,3 gram Karbonhidrat: 14 gram Lif: 1,75 gram C vitamini: Günlük ihtiyacın %15’i B1 Vitamini (Tiamin): Günlük ihtiyacın %1,5’i B6 Vitamini: Günlük ihtiyacın %2’si Bakır: Günlük ihtiyacın %13’ü Demir: Günlük ihtiyacın %3,6’sı Potasyum: Günlük ihtiyacın %4’ü Magnezyum: Günlük ihtiyacın %2’si

Ayvanın Faydaları Nelerdir?

  • Ayva, içerdiği polifenolik bileşikler nedeniyle antioksidan özelliklere sahip bir meyvedir. Bu antioksidanlar, serbest radikallerle savaşarak vücudu kanser ve kalp hastalığı gibi kronik hastalıklardan korumaya ve erken yaşlanma sürecini yavaşlatmaya yardımcı olabilir. Aynı zamanda stresi gidermeye yardımcı olur.
  • Düzenli ayva tüketimin kötü kolesterol (LDL) seviyesini düşürmeye yardımcı olabilir.
  • Ayva, içerdiği potasyum minerali ile yüksek kan basıncı seviyesini kontrol altından tutmaya yardımcı olabilir.
  • Ayvanın içerdiği C vitamini ve antioksidanlar bağışıklık sisteminin güçlenmesine yardımcı olarak soğuk algınlığı ve grip gibi hastalıklara karşı koruma sağlar.
  • Yapılan bir çalışma, ayvanın özellikle hamilelik döneminde görülen mide bulantısı ve kusmayı azaltmada B6 vitamininden daha etkili olduğunu göstermiştir (1). Aynı zamanda asit reflü semptomlarının azaltılmasında yardımcı olabilir (2).
  • İnsan çalışmalarına ihtiyaç olsa da, yapılan çalışmalar ayvanın mide ülserine karşı koruma sağlayabileceğini göstermektedir.
  • Ayva, lif açısından zengindir ve kalorisi düşüktür. Bu nedenle tokluk hissini uzatarak fazla kalori alımını engellemeye ve kilo vermeye yardımcı olur. Aynı zamanda lif açısından zengin olması, sindirim bozukluklarını, kolit, ishal ve kabızlığı tedavi etmede yardımcı olabilir.
  • Ayva, içerdiği demir, çinko ve bakır mineralleri ile saç diplerine daha fazla oksijen taşınmasına yardımcı olarak saçları güçlendirmeye yardımcı olur. Aynı zamanda cildin genç kalmasına yardımcı olur.
  • Daha fazla çalışmaya ihtiyaç duyulsa da ayva, astım, burun akıntısı ve iltihaplı deri gibi yaygın alerjik reaksiyonları önlemeye yardımcı olabilir.

Herhangi bir sağlık probleminiz, kullanmakta olduğunuz ilaç varsa, hamile veya emzirme döneminde iseniz tüketmeden önce mutlaka doktorunuza danışmanız gerekir. Sitede yer alan yazılı ve görsel içerikler farklı kaynaklardan derlenerek bilgilendirme amaçlı hazırlanmış olup, herhangi bir doktor muayenesinin yerini alamaz. Doktor muayenesi ve tedavisi yerine kullanılamaz. Sağlığınızla ilgili durumlarda lütfen uzman bir doktora danışın.

Referanslar: https://www.stylecraze.com/articles/amazing-health-benefits-of-quince-fruit/, https://www.healthline.com/nutrition/what-is-quince-fruit

Kamkatın (Kumkuat) Faydaları Nelerdir?

0

Kamkat yada diğer ismi ile kumkuat, turunçgiller ailesine ait küçük, turuncu-sarı renkli meyvelerdir. Küçük portakal dilimlerini andıran ekşi bir iç etin yanı sıra oldukça tatlı ve hoş kokulu bir meyvedir. Meyvenin bazıları 1-3 çekirdek içerse de bazıları çekirdeksizdir. Çin’in güneydoğusunda yetişir ve kamkat Çincede “altın portakal” anlamına gelmektedir. Lif ve C vitamini açısından zengin olan kamkatın faydaları nelerdir, kamkat nasıl yenir? İşte detaylar…

Kamkatın Besin Değeri 100 gram kamkat; Kalori: 71 kcal Karbonhidrat: 16 gram Protein: 2 gram Lif: 6,5 gram Yağ: 1 gram C Vitamini: Günlük ihtiyacın %73’ü A Vitamini: Günlük ihtiyacın %6’sı Manganez: Günlük ihtiyacın %7’si Kalsiyum: Günlük ihtiyacın %6’sı

Aynı zamanda az miktarda B vitamini, E vitamini, magnezyum, demir, potasyum, çinko ve bakır içerir. Ağırlıklarının %80’i sudur ve kabuğu az miktarda omega-3 içermektedir.

Kamkatın Faydaları Nelerdir?

  • Kumkuat, yüksek lif içeriği ile sindirim sistemini güçlendirerek kabızlık ve şişkinliği önlemeye yardımcı olur.
  • C vitamini, bağışıklık sistemini güçlendirmek ve yeni hücre oluşumunu desteklemek açısından önemli bir besindir. C vitamini açısından zengin olan kumkuat, bağışıklık sisteminin güçlenmesine yardımcı olarak vücudu enfeksiyonlardan ve bakterilerden korumaya yardımcı olabilir. Soğuk algınlığı ve grip gibi enfeksiyonlardan kurtulmaya yardımcı olur. Aynı zamanda tıkanıklık giderici etkisi ile boğaz ağrısını yatıştırmaya da yardımcı olur.
  • Kumkuat içerdiği kalsiyum minerali ile kemiklerin daha sağlıklı ve güçlü olmasına yardımcı olabilir.
  • Kumkuatın yüksek lif içeriği, uzun süre tokluk hissi vererek fazla kalori alımını engelleyerek kilo vermeye ve obeziteyi önlemeye yardımcı olabilir. Aynı zamanda yüksek lif içeriği ile insülin seviyesini dengeler ve diyabet riskini önlemeye yardımcı olur (1).
  • Cilt, kolajen adı verilen  bir protein olan dokulardan oluşur ve C vitamini, vücuttaki kolajen üretimini artırmaya yardımcı olur. Bu nedenle iyi bir c vitamini kaynağı olan kumkuat, cildin daha parlak olmasını sağlamanın yanı sıra ince çizgilerin, kırışıklıkların azalmasına ve erken yaşlanmanın önlenmesine yardımcı olabilir. Aynı zamanda saç derisinin ve köklerinin güçlenmesini sağlayarak saç sağlığını destekler.
  • Kumkuat, antioksidanlar açısından zengin bir meyvedir. Antioksidanlar, hücrelere zarar verebilecek olan serbest radikalleri etkisiz hale getirmeye yardımcı olur ve DNA’yı korurlar. Bu nedenle kumkuat tüketmek kanserden korunmaya yardımcı olabilir.
  • Kumkuat, göz sağlığı açısından oldukça önemli olan A vitamini ve beta-karoten içerir. Bu nedenle katarakt ve yaşa bağlı olarak gelişen maküler dejenerasyon riskini azaltmaya yardımcı olabilir.
  • Kumkuat içerdiği sitrik asit ile böbreklerde taş oluşumunu önlemeye yardımcı olabilir.

Herhangi bir sağlık probleminiz, kullanmakta olduğunuz ilaç varsa, hamile veya emzirme döneminde iseniz tüketmeden önce mutlaka doktorunuza danışmanız gerekir. Sitede yer alan yazılı ve görsel içerikler farklı kaynaklardan derlenerek bilgilendirme amaçlı hazırlanmış olup, herhangi bir doktor muayenesinin yerini alamaz. Doktor muayenesi ve tedavisi yerine kullanılamaz. Sağlığınızla ilgili durumlarda lütfen uzman bir doktora danışın.

Referans: https://www.healthbenefitstimes.com/kumquats/

Kırışıklık İçin Doğal Maske Tarifleri

0

Kırışıklık, özellikle yaşlanmaya bağlı olarak gelişen çizgilerdir. Yaşlanmanın dışında genetik, sigara ve alkol kullanımı, kötü beslenme ve güneş ışığına maruz kalma gibi nedenlerden dolayı da gelişebilir. Cilt, hidrasyon ve kolajen kaybı nedeniyle incelerek elastikiyetini kaybeder ve kırışıklıkların oluşmasına neden olur. Piyasada satılan kozmetik ürünlerin yanı sıra evde uygulayabileceğiniz maskelerle de bu yaşlanma belirtileri ile mücadele edebilmeniz mümkün. İşte evde uygulayabileceğiniz kırışıklık için doğal maske tarifleri.

Kırışıklık İçin Doğal Maske Tarifleri

Yumurta Beyazı

Yumurta beyazı, kırışıklıklar için evde uygulayabileceğiniz en kolay ve hızlı maske maskelerden biridir. Yumurtanın beyaz kısmını ayırın ve temiz cildinize uygulayarak 15 dakika kurumasını bekleyin ve daha sonra cildinizi durulayın. Bu maske kolajen üretimini artırmaya ve gözeneklerin küçülerek cildinizin daha sıkı görünmesine yardımcı olur.

Yumurta Beyazı, Bal ve Çay Ağacı Yağı

Yumurta beyazını, bir tatlı kaşığı balı ve 4-5 damla çay ağacı yağını iyice karıştırın. Temiz cildinize uygulayarak 15-20 dakika bekledikten sonra yüzünüzü yıkayın. Bu maske kırışıklıkları önlemeye yardımcı olmasının yanı sıra cildinize nem sağlayacaktır.

Yoğurt Maskesi

Bir adet muzu ezin ve bir kase yoğurt, bir tatlı kaşığı bal ile iyice karıştırın. Temiz cildinize uygulayarak 20-25 dakika beklettikten sonra soğuk su ile yıkayın. Bu maske, hem kırışıklıkların oluşumunu azaltmada hem de cildinizi temizlemek için oldukça faydalıdır.

Salatalık Maskesi

Yarım salatalığı blenderdan geçirin ve üzerine bir yemek kaşığı limon suyu ekleyin. Maskeyi temiz cildinize uygulayarak 10-15 dakika beklettikten sonra soğuk su ile durulayın. Salatalık, içerdiği antioksidanlarla cildinizin daha genç ve sağlıklı kalmasına yardımcı olur.

Avokado Maskesi

Yarım avokadoyu ezin ve üzerine bir yemek kaşığı yulaf ekleyin. Maskeyi yüzünüze uygulayarak 15-20 dakika bekletin ve ılık su ile durulayın. Avokado, kolajen üretimini artırarak cildin elastikiyetini korumasına yardımcı olur.

 Bentonit Kili Maskesi

Bir yemek kaşığı kili, 3-4 damla kuşburnu yağını, su ile macun kıvamına gelene kadar karıştırın ve cildinize uygulayın. 10-20 dakika beklettikten sonra ılık su ile durulayın. Bu maske ince çizgileri ve kırışıklıkları azaltır ve aynı zamanda cilt enfeksiyonları ile de savaşır.

Muz Maskesi

Bir adet muzu iyice ezin ve üzerine bir tatlı kaşığı gül suyu ekleyerek iyice karıştırın. Karışımı cildinize uygulayarak 25 dakika bekletin ve ılık su ile durulayın. bu maske aynı zamanda cilt tonunu eşitlemeye de yardımcı olur.

Türk Kahvesi Maskesi

Bir yemek kaşığı Türk kahvesi ve kakaoyu Hindistan cevizi yağı ile macun kıvamına gelene kadar karıştırın. Karışımı temiz cildinize uygulayarak 25 dakika beklettikten sonra soğuk su ile durulayın. Türk kahvesi, ince çizgileri azaltmaya ve cildinizi temizlemeye yardımcı olur.

Aloe Vera Maskesi

İki yemek kaşığı aloe vera özünü birkaç damla limon suyu ile iyice karıştırarak cildinize uygulayın. 10-15 dakika maskenin kurumasını bekleyin ve durulayın. Bu maske kolajen hasarını ve kırışıklıkları önlemeye yardımcı olur.

     

Maine Coon Kedi Cinsi Özellikleri ve Bakımı

0

Maine coon, dünyanın en büyük evcil kedi ırklarından biri olup Amerika’nın en eski ve popüler kedi ırklarından biridir. Görkemli boyutu ve sevecen karakteri ile dünyanın nazik devi olarak adlandırılan Maine coon adını, Amerika’da bulunan Maine eyaletinden almaktadır. Kökeni ile ilgili net bilgiler bulunmadığı için Maine coon adını nasıl aldığına dair çok sayıda teoriler bulunmaktadır. Görüntüsü ve karakteri ile herkesi kendine hayran bırakan bu sevimli dostumuzu yakından tanımak isterseniz işte Maine coon kedi cinsi özellikleri ve bakımı hakkında bilinmesi gerekenler.

Maine Coon Kedi Cinsi Özellikleri

Oldukça gösterişli bir görünüme sahip olan Maine coon, sağlam ve kaslı bir vücut yapısına sahiptir. Yüksekliği 40 cm ye kadar ulaşabilen bu kedi ırkının dişileri 4-6 kg, erkekleri ise 6-8 kg arasında değişir ve tam boyutlarına 3-5 yaşında ulaşır. Bu sağlam yapılı kediler, geniş bir göğüs ve güçlü bacaklara sahiptir. Patileri büyük ve yuvarlaktır.

Kafa yapısı fazla büyük olmayan Maine coonun kulakları üçgen şeklinde diktir ve uzun tüylerle kaplıdır. Gözleri oval şekilli ve göz rengi ela, bakır ve yeşil renkte olabilir.  Uzun kuyruğu bol tüylerle kaplıdır.

Uzun tüylü kedi cinsleri arasında yer alan Maine coon, çift tabakalı tüy yapısına sahiptir. Su geçirmeyen ipeksi tüyleri kulaklarının altından göğüs bölgesine doğru yele şeklinde uzanır ve bu bölgedeki tüyleri daha uzundur. Tüy rengi olarak kahverengi tekir daha yaygın olarak görülse de beyaz, kahverengi ve siyah gibi düz renklerde veya üç renkli, tekir, kaplumbağa kabuğu gibi pek çok desende görülebilir.

Maine Coon Karakteri

Sevecen ve iyi huylu olan Maine coon kedisi mükemmel bir aile dostudur. Uysal yapısı ile “nazik dev” olarak adlandırılan bu kedi ırkı çok zeki ve arkadaş canlısıdır. Çocuklarla ve diğer evcil hayvanlarla çok iyi anlaşırlar. Kucak kedisi değildir ancak sizin yanınızda olmayı çok sever. İlgi meraklısı bir kedi ırkı değildir.

Maine coon oyun oynamayı çok sever ve kendi başına oynamanın yanı sıra çok iyi bir avcı oldukları için sizin attığınız topu yada oyuncağı getirmekten de çok hoşlanır. Pek çok kedi ırkının aksine eğitilebilir bir zekaya sahiptirler ve zamanla komutları öğrenebilirler.

Eğlenceli bir kişiliğe sahip olan Maine coon suya karşı meraklıdır ve suyla oynamayı sever. Çok konuşkan kediler değillerdir ancak isteklerini size yumuşacık ses tonu ile bildirecektir. Dişi Maine coonlar erkeklere oranla daha ağırbaşlıdır.

Maine Coon Kedi Cinsi Bakımı

Maine coon, genel olarak bakımı kolay bir kedi ırkıdır. Bakımı konusunda en önemli nokta, ipeksi ve yoğun tüylerinin haftada 2-3 kez taranmasıdır. Gerekli durumlarda banyo yaptırılabilir ancak yoğun tüylerini çok iyi kurutmak gerekir. Aynı zamanda bu uzun tüylü dostlarımızın kuyruk kökünü düzenli olarak kontrol etmeli ve yapışan büyük tuvalet parçalarının temizlenmesine özen gösterilmelidir.

Diğer kedi ırklarında olduğu gibi tırnakları düzenli olarak kesilmeli ve dişleri fırçalanmalıdır. Genellikle tüm kediler dişlerinin fırçalanmasından pek hoşlanmazlar. Bu nedenle yavruluk döneminde alıştırmak önemlidir. Aynı zamanda kulakları düzenli olarak kontrol edilmeli ve eğer kir varsa nemli bir bezle silinmelidir. Gözlerinde çapak veya akıntı olması durumunda yumuşak ve nemli bir bezle silebilirsiniz.

Beslenmesinde kaliteli kuru mama tercih edilmeli ve kilo problemine karşı mama miktarına dikkat edilmelidir.

Maine coon ortalama yaşam süresi 12-15 yıl arasındadır ve genel olarak sağlıklı kedilerdir. Fakat pek çok kedi cinsi gibi genetik olarak yatkın oldukları hastalıklar bulunmaktadır. Bunlar;

  • Kalça displazisi
  • Hipertrofik kardiyomiyopati
  • Polikistik böbrek hastalığı
  • Sinirsel kas atrofisidir.

Düzenli veteriner kontrolü ile bu iri cüsseli sevimli dostlarımıza, sağlıklı ve mutlu bir yaşam sunabilirsiniz.

Türk Kahvesinin Faydaları ve Zararları Nelerdir?

0

Sohbetlerin olmazsa olmazı, kokusu ile pek çok kişiyi cezbeden Türk kahvesi, ülkemiz başta olmak üzere Orta Doğu ve Avrupa’da ortaya çıkmıştır. Kültürümüzde oldukça önemli bir yere sahip olan Türk kahvesi, sadece lezzeti ile değil faydaları ile de ön plana çıkmaktadır. İşte içerdiği faydalı bileşenler ile Türk kahvesinin faydaları.

Türk Kahvesinin Faydaları

  • Türk kahvesi filtrelenmemiş olduğu için diğer kahve türlerine oranla faydalı bileşikleri daha yüksek oranda içerir. Kahve çekirdekleri, polifenol antioksidan türleri olan klorojenik asit gibi faydalı bileşenler içerir. Yapılan incelemelerde klorojenik asitlerin iltihabı, kan şekerini ve kolesterol seviyesini iyileştirdiği gözlemlenmiştir (1).
  • Kahvede bol miktarda bulunan kafein zihinsel performansı artırır. Pek çok bilimsel çalışma kahvenin, bilişsel fonksiyonu iyileştirerek Alzheimer ve Parkinson hastalığı riskini azaltabileceğini göstermektedir (2, 3).
  • Aynı zamanda kafein enerji düzeyini artırır ve yorgunluğu önler. Bu nedenle özellikle spor yapan kişilerin fiziksel performansını artırmaya yardımcı olur.
  • Kahve içmek, kalp hastalığı ve tip 2 diyabet hastalığı riskini azaltmaya yardımcı olabilir.
  • Kahve, içerdiği kafein sayesinde metabolizma hızını artırarak yağ yakımını hızlandırmaya yardımcı olur. Bu nedenle kilo vermek isteyen kişilerin tüketmesi gereken faydalı bir besindir.
  • Kahve içerdiği yüksek antioksidan özelliği ile karaciğer kanseri ve endometriyal kanser ve karaciğer sirozu gibi hastalık risklerini azaltmaya yardımcı olabilir. Aynı zamanda bu özelliği ile kardiyovasküler hastalıklardan korunmaya da yardımcı olabilir.

Kahvenin Zararları

Kahve her ne kadar faydalı olsa da, bazı hastalıkları olan ve ilaç kullanan kişilerde olumsuzluklara neden olabilir. Bu durum, sağlıklı kişilerin aşırı kahve tüketiminde de geçerlidir. Özellikle kalp hastalıkları olan kişilerde çarpıntıya neden olabilir. Günde 3 fincandan fazla kahve tüketimi, sağlıklı kişilerde de çarpıntıya neden olabilir. Kafein tansiyonu yükseltebilir. Bu nedenle yüksek tansiyonu olan kişilerin tüketmesi önerilmez. Kafeine duyarlı olan kişilerde uyku bozuklukları ve kaygı gibi olumsuzluklar görülebilir. Aynı zamanda kahvenin şekersiz olarak tüketilmesi önerilir. Herhangi bir şekerli içeceğin düzenli tüketimi, yüksek trigliserit seviyeleri, obezite ve tip 2 diyabet riskini artırabilir.

Herhangi bir sağlık probleminiz, kullanmakta olduğunuz ilaç varsa, hamile veya emzirme döneminde iseniz tüketmeden önce mutlaka doktorunuza danışmanız gerekir. Sitede yer alan yazılı ve görsel içerikler farklı kaynaklardan derlenerek bilgilendirme amaçlı hazırlanmış olup, herhangi bir doktor muayenesinin yerini alamaz. Doktor muayenesi ve tedavisi yerine kullanılamaz. Sağlığınızla ilgili durumlarda lütfen uzman bir doktora danışın.

Referans: https://www.healthline.com/nutrition/turkish-coffee  

Karabiberin Faydaları Nelerdir? Karabiber Neye İyi Gelir?

0

Karabiber, dünyada en çok kullanılan ve pek çok yemeğe tat veren bir baharattır. Hint bitkisi Piper nigrum’un olgunlaşmış, kurutulmuş meyvelerinden elde edilen karabiber, hem bütün hem de öğütülmüş olarak kullanılır. İşte içerdiği faydalı bitki bileşikleri ile “baharatların kralı” olarak adlandırılan karabiberin faydaları.

Karabiberin Faydaları

  • Serbest radikaller, hücrelere zarar verebilen kararsız moleküllerdir ve aşırı serbest radikal hasarı, kalp hastalığı ve kanser gibi ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir. Karabiber, piperin adı verilen bitki bileşiği açısından zengindir ve test tüpü çalışmalarında güçlü antioksidan özelliklere sahip olduğu gözlemlenmiştir (1).
  • Kronik iltihaplanma, artrit, kalp hastalığı, kanser ve diyabet gibi hastalıkların altında yatan bir faktördür. Yapılan çalışmalarda, karabiberin aktif bileşeni olan piperinin iltihaplanma ile etkin bir şekilde savaşabileceğini göstermiştir.
  • Karabiber, bağırsaklardaki iyi bakterileri artırarak sindirim sağlığını geliştirmeye yardımcı olabilir. Aynı zamanda gaz giderici özelliklere sahiptir ve mide gazını, şişkinliği rahatlatmaya yardımcı olabilir.
  • Bazı besin maddelerinin ve özellikle zerdeçalın aktif bileşeni olan kurkuminin emilimini artırmaya yardımcı olur. Aynı zamanda beta-karoten, selenyum ve B vitaminlerinin bağırsaklardaki emilimini artırır.
  • Karabiberde bulunan piperinin güçlü antioksidan özelliği çeşitli kanser türlerini önlemeye yardımcı olabilir. Test tüpü çalışmaları, piperinin prostat, meme ve kolon kanseri hücrelerinin çoğalmasını yavaşlattığını ve kanser hücrelerinin ölümünü tetiklediğini göstermiştir (2, 3).
  • Karabiberin içerdiği piperin, kan basıncı seviyesini düşürmeye yardımcı olabilir.
  • Yapılan çalışmalar, piperinin yağ hücrelerinin oluşumunu engellemeye yardımcı olabileceğini göstermektedir. Aynı zamanda iştah kapatıcı özelliği bulunan karabiber, bu özellikleri ile kilo vermeye yardımcı olabilir (4).
  • Karabiber, solunum yolunu temizlemeye yardımcı olur ve öksürük, astım gibi solunum rahatsızlıklarını rahatlatmaya yardımcı olur.
  • Karabiberin antibakteriyel özelliği bulunmaktadır. Bu özelliği ile enfeksiyonları önlemeye yardımcı olabilir.
  • Antibakteriyel ve iltihap önleyici özelliği bulunan karabiber, diş eti iltihabını tedavi etmeye yardımcı olabilir.
  • Karabiberin antioksidan özelliği beyin sağlığını iyileştirmeye yardımcı olabilir. Özellikle Alzheimer ve Parkinson gibi hastalıkların önlenmesine yardımcı olur.
  • Daha fazla çalışmaya ihtiyaç duyulsa da karabiber, kan şekeri seviyesini düşürmeye yardımcı olabilir. Arşatırmalar, piperinin kan şekeri metabolizmasını iyileştirmeye yardımcı olabileceğini göstermektedir.
  • Karabiber, sigarayı bırakmaya yardımcı olabilir. Araştırmalar, karabiber buharını soluyan deneklerin sigara içme isteğini önemli ölçüde azalttığını göstermektedir (5).
  • Karabiber, bir cilt hastalığı olan vitiligoyu iyileştirmeye yardımcı olur.
Yan Etkiler

Fazla miktarda karabiber tüketmek, boğazda ve midede yanma hissi gibi olumsuz etkilere neden olabilir. Aynı zamanda bazı ilaçların emilimini artırabilir ve bazı ilaçlarla birlikte dikkatli kullanılmalıdır.

Herhangi bir sağlık probleminiz, kullanmakta olduğunuz ilaç varsa, hamile veya emzirme döneminde iseniz tüketmeden önce mutlaka doktorunuza danışmanız gerekir. Sitede yer alan yazılı ve görsel içerikler farklı kaynaklardan derlenerek bilgilendirme amaçlı hazırlanmış olup, herhangi bir doktor muayenesinin yerini alamaz. Doktor muayenesi ve tedavisi yerine kullanılamaz. Sağlığınızla ilgili durumlarda lütfen uzman bir doktora danışın.

Referanslar: https://www.healthline.com/nutrition/is-black-pepper-good-for-you, https://www.stylecraze.com/articles/amazing-benefits-of-black-pepper/

Kivinin Faydaları Nelerdir? Kivi Neye İyi Gelir?

0

Kivi, oldukça lezzetli ve besin değeri yüksek olan bir meyvedir. Çin’de ortaya çıkmıştır ve Actinidia cinsindeki odunsu bir asma türünde yetişir. Oval şeklinde ve tavuk yumurtası büyüklüğünde olan kivinin küçük yenilebilir siyah tohumları ve kahverengi tüylerle kaplı kabuğu bulunmaktadır. Yeşil etleri tatlı, ekşi ve keskindir. İyi bir lif kaynağı olan kivi C vitamini, K vitamini, folat, E vitamini ve potasyum gibi besinler içerir. İşte zengin besin değeri ile kivinin faydaları.

Kivinin Faydaları Nelerdir?

  • C vitamini, bağışıklık sistemini kuvvetlendirmek ve hastalıklardan korunmak için önemli bir vitamindir. Yapılan bir çalışma kivinin bağışıklık sistemini destekleyebileceğini ve soğuk algınlığı ve grip gibi hastalıkların riskini azaltabileceğini göstermiştir (1).
  • Kivi, proteini parçalamaya yardımcı olan actinidin adı verilen bir enzim ve bol miktarda lif içerir. Bu özellikleri ile kivi sindirim sistemi sağlığını güçlendirir ve sindirime yardımcı olur.
  • Kivide bol miktarda bulunan C vitamini, bazı astım hastalarında hırıltılı solunum semptomlarını azaltmaya yardımcı olabilir.
  • Kivi antioksidan bakımından zengin bir meyvedir. Kivide bulunan bu antioksidanlar yaşa bağlı olarak gelişen maküler dejenerasyon riskini azaltamaya yardımcı olabilir ve görme kaybına karşı korur.
  • Yapılan bir araştırmada, günde iki veya üç adet kivi yemenin kanın pıhtılaşma riskini önemli derecede azalttığını göstermiştir. Aynı zamanda kandaki yağ oranını da azalttığı gözlemlenmiştir.
  • Kivide bulunan bileşikler, kan basıncını yönetmeye yardımcı olabilir ve uzun vadede yüksek tansiyonun neden olabileceği kalp krizi ve felç riskini azaltabilir.
  • Yüksek miktarda lif içeren besinler tüketen kişilerin kardiyovasküler hastalık geliştirme riski daha düşüktür ve daha düşük kötü kolesterol seviyesine sahip olma eğilimindedir (2). Bu nedenle kivinin hem kan basıncını yönetmeye  hem de kötü kolesterol seviyesini azaltmaya yardımcı olması kalp sağlığını desteklemeye yardımcı olabilir.
  • Kivi içerdiği antioksidanlarla kanseri önlemeye yardımcı olabilir. Özellikle bol miktarda lif tüketmek kolon kanseri riskini azaltmaya yardımcı olabilir.
  • Bir kivi, yaklaşık 17,2 mcg folat içerir. Folat, fetusu gelişimsel sorunlardan koruyabileceği için hamilelik sırasında fetusun sağlığı ve gelişimi açısından önemlidir.
  • Kivi, kemik sağlığı açısından önemli olan K vitamini ve az miktarda kalsiyum ve fosfor içerir. Yeterli miktarda K vitamini alımı osteoporozu(kemik erimesi) önlemeye yardımcı olabilir.
  • Aynı zamanda kivi içerdiği potasyum ile böbrek taşını önlemeye yardımcı olabilir.
  • Kivide bol miktarda bulunan C vitamini, cilt dahil olmak üzere vücuttaki hücre ve organlarda önemli bir bileşen olan kolajen üretimini artırmaya yardımcı olur. Aynı zamanda yaraların iyileşme sürecini hızlandırır. Bu nedenle kivi tüketmek cildin esnekliğini artırmaya ve kırışıklıkları azaltmaya yardımcı olabilir. Aynı zamanda kivide bulunan E vitamini cildi güneşin zararlarından korur.

Kivinin Besin Değeri

1 kivi (69 gram) Kalori: 42,1 Karbonhidrat: 10,1 gram Lif: 2,1 gram Kalsiyum: 23,5 mg Magnezyum: 11,7 mg Fosfor: 23,5 mg Potasyum: 215 mg Bakır: 90 mcg C vitamini: 64 mg Folat: 17,2 mcg Beta karoten: 35,9 mcg Lutein ve zeaksantin: 84,2 mcg E vitamini: 1,0 mg K Vitamini: 27,8 mcg

Herhangi bir sağlık probleminiz, kullanmakta olduğunuz ilaç varsa, hamile veya emzirme döneminde iseniz tüketmeden önce mutlaka doktorunuza danışmanız gerekir. Sitede yer alan yazılı ve görsel içerikler farklı kaynaklardan derlenerek bilgilendirme amaçlı hazırlanmış olup, herhangi bir doktor muayenesinin yerini alamaz. Doktor muayenesi ve tedavisi yerine kullanılamaz. Sağlığınızla ilgili durumlarda lütfen uzman bir doktora danışın.

Referans: https://www.medicalnewstoday.com/articles/271232

Portakalın Faydaları Nelerdir?

0

Portakal, hem lezzeti hem de kullanım çeşitliliği nedeni ile en çok tüketilen narenciye meyvelerinden biridir. Bu popüler meyve, C vitamini açısından zengin olmakla birlikte sağlık açısından pek çok faydası bulunan antioksidan ve bitki bileşikleri içerir. İşte cilt sağlığından kalp sağlığına kadar pek çok faydası olan portakalın faydaları.

Portakalın Faydaları

  • Yapılan çalışmalar, günlük olarak portakal suyu alımının kan inceltici bir etkiye sahip olduğunu ve kan basıncını düşürebileceğini göstermiştir (1).
  • Portakal iyi bir lif kaynağıdır ve 100 gram portakal 2,4 gram lif içerir. Lif bakımından zengin besinler tüketmek kilo kaybından kolesterol seviyelerinin düşürülmesine kadar pek çok fayda sağlamaktadır.
  • Portakal kalp sağlığı açısından oldukça önemli olan potasyum ve C vitamini gibi bileşikler içerir. Yüksek kan basıncı ve kolesterol, kalp hastalıkları açısından önemli risk faktörleridir. Portakal hem kan basıncını hem de kolesterol seviyelerinin düşürülmesine yardımcı olarak kalp sağlığını desteklemeye yardımcı olabilir.
  • Yüksek lif içeren besinler tüketmek, kan şekeri seviyelerinin daha düşük olması sağlar. Portakal iyi bir lif kaynağı olarak kan şekeri seviyelerinin düşmesine ve tip 2 diyabet riskini önlemeye yardımcı olabilir.
  • Kilo verme konusunda en önemli faktör fazla kalori alımını engellemektir. Lif açısından zengin gıdalar, uzun süre tokluk hissi vererek fazla kalori alımını engellemeye yardımcı olur. Bu nedenle portakal tüketmek kilo vermeye yardımcı olabilir.
  • Portakal içerdiği C vitamini ile cilt sağlığı açısından oldukça önemli olan kolajen üretimini artırmaya yardımcı olur. Kolajen, cildi destekler, kırışıklıkların azalmasına ve cildin elastikiyetinin artmasına yardımcı olur. Aynı zamanda yara iyileşme hızını artırır.
  • Anemi, demir eksikliğinden kaynaklanan bir durumdur. Her ne kadar portakal demir içermese de portakalda bulunan C vitamini ve sitrik asit vücudun demir emilimini artırmaya yardımcı olabilir ve anemi riskini azaltır.
  • Sitrik asit ve sitrat, böbrek taşını önlemeye yardımcı olur ve portakal iyi bir sitrik asit ve sitrat kaynağıdır. Bu nedenle portakal tüketmek böbrek taşını önlemeye yardımcı olabilir.

Portakalın bu faydalarından yararlanabilmek için portakal suyu yerine meyve olarak tüketmek daha sağlıklıdır. Portakalın bilinen bir yan etkisi yoktur ancak bazı kişiler portakal alerjisine sahip olabilir. Aynı zamanda asit özelliği mide ekşimesi yaşayan kişilerde semptomları daha da kötüleştirebilir.

Sitede yer alan yazılı ve görsel içerikler farklı kaynaklardan derlenerek bilgilendirme amaçlı hazırlanmış olup, herhangi bir doktor muayenesinin yerini alamaz. Doktor muayenesi ve tedavisi yerine kullanılamaz. Sağlığınızla ilgili durumlarda lütfen uzman bir doktora danışın.

   

Çiğ Fındığın Faydaları Nelerdir?

0

Fındık, lezzetli bir atıştırmalık olmanın yanı sıra sağlık açısından faydaları ile de ön plana çıkan bir kuruyemiştir. Çoğunlukla Türkiye, İspanya ve İtalya’da yetiştirilmektedir. Besin değeri açısından zengin olan fındık, yüksek oranda protein, sağlıklı yağ, vitamin ve mineraller içerir. İşte besin değerinin kaybolmaması için çiğ olarak tüketilmesi gereken fındığın faydaları.

Çiğ Fındığın Faydaları

Fındığın Besin Değeri 28 gram fındık: Kalori: 176 Yağ: 17 gram Karbonhidrat: 4,7 gram Protein: 4,2 gram Lif: 2,7 gram E Vitamini: Günlük ihtiyacın %21’i Tiamin: Günlük ihtiyacın %12’si Manganez: Günlük ihtiyacın %87’si Bakır: Günlük ihtiyacın % 24’ü Magnezyum: Günlük ihtiyacın %12’si
  • Fındık, iyi bir lif kaynağıdır. Lif açısından zengin besinler tüketmek düzenli bağırsak hareketlerini teşvik ederek kabızlığın önlenmesine yardımcı olur.
  • Fındık, güçlü bir antioksidan olan E vitamini açısından zengindir. Antioksidanlar, serbest radikallerin neden olduğu hücre hasarını korumaya yardımcı olan bileşiklerdir. Bu nedenle çiğ fındık tüketmek vücudunuzu hücre hasarından korumaya yardımcı olabilir. Bazı çalışmalar E vitaminin, vücudu kansere karşı hücre hasarından korumaya yardımcı olabileceğini göstermektedir (1).
  • Fındıkta bulunan antioksidanlar ve sağlıklı yağlar kolesterol seviyesini düşürmeye yardımcı olabilir (2).
  • Fındıkta bulunan diyet lifi, antioksidanlar, potasyum, magnezyum ve yağ asitleri yüksek kan basıncı seviyesini düşürmeye yardımcı olur.
  • Yüksek LDL (kötü) kolesterol seviyeleri ve yüksek kan basıncı, kalp hastalıkları için önemli risk faktörleridir. Fındık, hem kolesterol seviyesini hem de kan basıncı seviyesini düşürerek kalp sağlığını korumaya yardımcı olabilir.
  • Beslenmenize fındık eklemek iltihaplanmayı önlemeye ve azaltmaya yardımcı olabilir.
  • Fındık, içerdiği bileşikler ile kan şekeri seviyesini düşürmeye ve tip 2 diyabet hastalığını önlemeye yardımcı olabilir.
  • Yapılan araştırmalar fındık dahil olmak üzere kuruyemiş tüketiminin sperm kalitesini ve sayısını artırabileceğini göstermektedir (3).
  • E vitamini, cilt sağlığı açısından da önemli bir vitamindir ve 28 gram fındık günlük ihtiyacın %86’sını karşılar. Bu nedenle çiğ fındık tüketmek ince çizgilerin ve kırışıklıkların oluşumunu önlemeye yardımcı olur. Aynı zamanda cildi nemlendirmeye yardımcı olur, yumuşak ve pürüzsüz olmasını sağlar.
  • Fındık içerdiği magnezyum ile, kas yorgunluğunu, krampları ve ağrıyı önlemeye yardımcı olabilir.
  • Fındık, zengin vitamin ve mineral içeriği ile bağışıklık sisteminin güçlenmesine yardımcı olur.
  • Fındık, omega-3 yağ asitleri içerir. Aynı zamanda içerdiği B vitaminleri ile ansksiyete, depresyon ve stres gibi psikolojik durumların önlenmesine ve hafızayı güçlendirmeye yardımcı olabilir.

Herhangi bir sağlık probleminiz, kullanmakta olduğunuz ilaç varsa, hamile veya emzirme döneminde iseniz tüketmeden önce mutlaka doktorunuza danışmanız gerekir. Sitede yer alan yazılı ve görsel içerikler farklı kaynaklardan derlenerek bilgilendirme amaçlı hazırlanmış olup, herhangi bir doktor muayenesinin yerini alamaz. Doktor muayenesi ve tedavisi yerine kullanılamaz. Sağlığınızla ilgili durumlarda lütfen uzman bir doktora danışın.

Referans: https://www.stylecraze.com/articles/wonderful-benefits-of-hazelnuts-for-skin-hair-and-health/

Saç Dökülmesine Karşı Maske Tarifleri

0

Saç dökülmesi hem kadın hem de erkeklerde görülen yaygın bir problemdir. Bir çok nedeni olan saç dökülmesi özellikle kadınlarda hamilelik, saç şekillendiriciler, ilaçlar ve stres gibi nedenlere bağlı olarak gelişir. Saç dökülmesi problemini ortadan kaldırmak için kozmetik veya tıbbi çözümler olsa da evde uygulayacağınız maskelerle de bu problemi ortadan kaldırabilirsiniz. İşte saç dökülmesine karşı evde uygulayabileceğiniz maske tarifleri.

Saç Dökülmesine Karşı Maske Tarifleri

Yumurta Maskesi

Yumurta sağlıklı saçlara kavuşmak için gerekli olan B vitamini ve protein bakımından zengindir ve tüm saç tipleri için uygundur.

1 yumurta 1 yemek kaşığı zeytinyağı İki malzemeyi iyice çırpın ve karışımı saçınıza ve saç derinize uygulayın. Karışımı saçınızda 20 dakika beklettikten sonra yıkayın. Yoğurt Maskesi 1 su bardağı yoğurt 1 yemek kaşığı bal 1 yemek kaşığı elma sirkesi Tüm malzemeleri bir kasede iyice karıştırın ve saç diplerinizden uçlara kadar uygulayın. 20 dakika beklettikten sonra soğuk su ile yıkayın. Hint Yağı Maskesi

Hint yağı aynı zamanda hasar görmüş saçlar ve saç kırıkları içinde oldukça etkilidir.

1 yumurta 2 yemek kaşığı hint yağı

İki malzemeyi iyice karıştırın ve saç diplerinden uçlarına kadar uygulayın. En az 30 dakika bekledikten sonra saçlarınızı yıkayın.

Avokado Maskesi

Vitamin ve mineral açısından zengin olan avokado, cilt bakımında olduğu kadar saç bakımında da etkilidir. Özellikle  E ve B vitamini açısından zengin olan avokado saç foliküllerini besler ve saç dökülmesini önler.

1 adet avokado 1 yumurta sarısı

Avokadoyu ezin ve yumurta sarısını ekleyerek iyice karıştırın. Karışımı ıslak saçlarınıza dipten uca kadar uygulayın. 30 dakika beklettikten sonra yıkayın.

Muz Maskesi 2 adet olgun muz 1 yemek kaşığı Hindistan cevizi yağı 1 yemek kaşığı zeytinyağı 1 yemek kaşığı bal

Tüm malzemeleri pürüzsüz bir kıvam alana kadar karıştırın. Karışımı saç diplerinden ucuna kadar uygulayın. 15-20 dakika bekletin ve daha sonra yıkayın.

Çilek Maskesi 3-4 adet çilek 1 yemek kaşığı Hindistan cevizi yağı 1 yemek kaşığı bal

Tüm malzemeleri blenderdan geçirin. Saç diplerine masaj yaparak yedirin ve tüm saçınıza uygulayın. 20 dakika beklettikten sonra soğuk su ile durulayın.

Yeşil Çay Maskesi

1 yumurta sarısı 2 yemek kaşığı yeşil çay

Kremsi bir doku elde edene kadar tüm malzemeleri karıştırın. Karışımı saç derinize ve saçın tamamına uygulayarak 20 dakika bekleyin. Daha sonra soğuk su ile durulayın.

Her ne kadar saç dökülmesini önlemek için stresten uzak durmak, beslenme, saç tipine uygun ürünler kullanmak gibi pek çok konuya özen göstermek gerekse de haftada bir uygulayacağınız maske ile de saçlarınızı güçlendirebilirsiniz.

   

Balgam Söktürücü Bitki Çayları

0

Balgam, akciğer ve alt solunum yollarını koruyan ve vücut dokuları tarafından üretilen mukus türüdür. Önemli organların kurumasını önleyen mukus, solunum yolu ile vücuda giren istenmeyen bakterilerin uzaklaştırılması için filtre görevi görür. Özellikle akciğer tarafından üretilen balgam öksürükle dışarı atılır ve bazı durumlarda balgam üretimi artar. Bu durum solunum yollarını tıkayıcı bir etki gösterir. Balgam söktürücü, mukusu gevşetmeye ve öksürükle atılmasına yardımcı olur. İşte mukusu gevşetmeye yardımcı olan balgam söktürücü bitki çayları.

Balgam Söktürücü Bitki Çayları

Balgam söktürücü, semptomlara neden olan enfeksiyonu tedavi etmese de daha iyi hissetmenize yardımcı olur. Göğüs tıkanıklığını gidermenin en basit yolu sıcak bir duş almak ve ortamı nemli tutmaktır. Ilık ve nemli hava mukusu gevşetmeye yardımcı olabilir. Aynı zamanda bol sıvı tüketmek ve mukusu gevşetmeye yardımcı olan bitki çaylarını balla tatlandırarak içmek en iyi yöntemlerden biridir.

Nane Çayı

balgam söktürücü bitki çaylarıNane çayı ferahlatıcı bir etkiye sahiptir. Nane, mentol olarak bilinen bir bileşik içerir ve bu bileşik mukusun incelmesine ve balgamın yumuşamasına yardımcı olabilir. Aynı zamanda nane çayının buharını solumak da ciğerlerin rahatlamasına yardımcı olur. Nane çayı özellikle soğuk algınlığı gibi hastalıklarda oluşan kas ağrısı ve mide bulantısına da iyi gelmektedir. Nane çayı yapmak için sıcak suyun içine birkaç taze nane yaprağı ekleyebilirsiniz. alerjiniz olmadıkça hiçbir yan etkisi yoktur.

Rezene Çayı

Rezene çayı, özellikle bronşit tedavisinde etkilidir ve balgam söktürücü bitkiler arasında yer alır. Özellikle kuru öksürüğü kesmede ve soğuk algınlığı gibi hastalıklarda faydalıdır.

Okaliptüs Çayı

Okaliptüs çayı en etkili balgam söktürücülerden biridir. Okaliptüs çayını doğrudan tüketebileceğiniz gibi nane çayı gibi buharını da soluyabilirsiniz. Her iki durumda da balgamın atılmasına yardımcı olur.

Kekik Çayı

Yapılan bir çalışmada kekik çayının akut bronşit ve öksürük tedavisinde etkili olduğunu göstermiştir (1). 361 bronşitli hasta üzerinde yapılan çalışmada, kekik çayı verilen hastaların öksürük nöbetlerinde yüzde 68.7 oranında düşüş gözlemlenmiştir. Kekik çayı içmek göğüs tıkanıklığının ve öksürüğün azaltılmasında etkili  çaylardan biridir. Aynı zamanda nane ve okaliptüs çayında olduğu gibi kekik çayının buharını da içinize çekebilirsiniz.

Meyan Kökü Çayı

Meyan kökü çayı antiviral ve antimikrobiyal özelliklere sahiptir ve özellikle bronşite karşı oldukça etkilidir. Doğal bir balgam söktürücü olan meyan kökü çayı, öksürükle mücadele etmek için içebileceğiniz en iyi çaylardan biridir.

Zencefil Çayı

Çin ve Hindistan tıbbında pek çok rahatsızlığın doğal  çözümü olarak kullanılan zencefil, iltihap önleyici özelliği ile öksürüğü hafifletmeye yardımcı olur. Aynı zamanda göğüs ve boğazdaki iltihaplanmayı azaltarak solunum yollarının rahatlamasına yardımcı olur.

Limon Suyu

C vitamini açısından zengin olan limon çok faydalı bitki bileşikleri içerir. Bu bileşikler sayesinde balgamın vücuttan kolay bir şekilde atılmasına yardımcı olabilir.

Hatmi Kökü Çayı

Özellikle kuru öksürüğü tedavi etmek için harika bir seçim olan hatmi kökü çayı aynı zamanda sindirim sorunlarından kaynaklanan reflü tedavisinde de yardımcı olabilir.

Bunların dışında ıhlamur, adaçayı, keçi boynuzu ve terenin de balgam söktürücü özellikleri bulunmaktadır.

Herhangi bir sağlık probleminiz, kullanmakta olduğunuz ilaç varsa, hamile veya emzirme döneminde iseniz tüketmeden önce mutlaka doktorunuza danışmanız gerekir. Sitede yer alan yazılı ve görsel içerikler farklı kaynaklardan derlenerek bilgilendirme amaçlı hazırlanmış olup, herhangi bir doktor muayenesinin yerini alamaz. Doktor muayenesi ve tedavisi yerine kullanılamaz. Sağlığınızla ilgili durumlarda lütfen uzman bir doktora danışın.

REFERANS: https://senchateabar.com/blogs/blog/best-tea-for-cough  

Greyfurtun Faydaları ve Zararları Nelerdir?

0

Greyfurt, hafif ekşi ve tatlı bir tada sahip tropikal bir narenciye meyvesidir. Kalorisi düşük ve lif bakımından zengin olan greyfurt, güçlü antioksidan bitki bileşiklerinin zengin kaynağıdır. İşte içerdiği C vitamini, A vitamini, potasyum, tiamin, folat ve magnezyum ile greyfurtun faydaları.

Greyfurtun Faydaları

  • Greyfurt, bağışıklık sistemi üzerinde önemli rolü olan vitamin ve mineraller açısından zengindir. C vitamini, hücreleri zararlı bakteri ve virüslerden korumaya yardımcı olan antioksidan özelliklere sahiptir. Aynı zamanda enflamasyona ve bulaşıcı hastalıklara karşı korumaya yardımcı A vitamini içerir. Bu nedenle greyfurt yemek bağışıklık sistemini güçlendirmeye yardımcı olabilir.
  • Greyfurt lif açısından zengin bir besindir ve yüksek miktarda su içerir. Lif açısından zengin besinler tüketmek tokluk hissini artırarak fazla kalori alımını engeller ve kilo vermeye yardımcı olur. Yapılan bir araştırmada, yemeklerden önce yarım greyfurt tüketen kişilerin, tüketmeyenlere oranla daha fazla kilo verdiğini göstermiştir (1).
  • Yüksek tansiyon ve kolesterol kalp hastalığı için risk teşkil eden faktörlerdir. Greyfurt, yüksek tansiyon riskini azaltmaya yardımcı olan potasyum açısından zengin bir kaynaktır. Aynı zamanda greyfurt zengin lif içeriği ile kolesterol seviyesini dengede tutarak kalp sağlığını korumaya yardımcı olabilir.
  • İnsülin direnci, yüksek insülin ve kan şekeri seviyelerine yol açar ve bu faktörler tip 2 diyabet hastalığı için risk teşkil eder. Greyfurt, insülin direncini önlemeye ve tip 2 diyabet riskini azaltmaya yardımcı olabilir.
  • Greyfurtta bulunan sitrik asit böbrek taşı oluşumunu önlemeye yardımcı olabilir.
  • Greyfurt önemli antioksidanlar olan C vitamini, beta-karoten, likopen ve flavanonlar açısından zengindir. Bu nedenle kalp hastalığı ve kanser gibi kronik rahatsızlıkları önlemeye yardımcı olabilir.
  • Greyfurt yüksek miktarda su içerir ve vücudun susuz kalmasını engellemeye yardımcı olur.
GREYFURTUN BESİN DEĞERİ Bir orta boy greyfurt: Kalori: 52 Karbonhidrat: 13 gram Protein: 1 gram Lif: 2 gram C vitamini: Günlük ihtiyacın %64’ü A vitamini: Günlük ihtiyacın %28’i Potasyum: Günlük ihtiyacın %5’i Tiamin: Günlük ihtiyacın %4’ü Folat: Günlük ihtiyacın %4’ü Magnezyum: Günlük ihtiyacın %3’ü

Greyfurtun Zararları

Greyfurt, sağlık açısından oldukça faydalı olmasının yanı sıra her besinde olduğu gibi fazla tüketilmesi zararlı olabilir. Bunun yanı sıra kronik bir rahatsızlığınız varsa ve ilaç kullanıyorsanız greyfurt tüketmeden önce mutlaka doktora danışmanız gerekmektedir. Greyfurt yada suyunu tüketmek ilaç etkileşimine neden olabilir. Aynı zamanda turunçgillerde bulunan sitrik asit hassas dişlere zarar verebilir ve diş minesinin aşınmasına neden olabilir.

Herhangi bir sağlık probleminiz, kullanmakta olduğunuz ilaç varsa, hamile veya emzirme döneminde iseniz tüketmeden önce mutlaka doktorunuza danışmanız gerekir. Sitede yer alan yazılı ve görsel içerikler farklı kaynaklardan derlenerek bilgilendirme amaçlı hazırlanmış olup, herhangi bir doktor muayenesinin yerini alamaz. Doktor muayenesi ve tedavisi yerine kullanılamaz. Sağlığınızla ilgili durumlarda lütfen uzman bir doktora danışın.

REFERANS: https://www.healthline.com/nutrition/10-benefits-of-grapefruit The Health Benefits of Grapefruit

A Vitamini Hangi Besinlerde Bulunur? A Vitamini Faydaları Nelerdir?

0

A vitamini, yağda çözünen ve insan sağlığı için oldukça önemli bir vitamin türüdür. Göz sağlığından bağışıklık sisteminin normal çalışmasını sağlamaya kadar vücuttaki birçok işlem için gereklidir. A vitamini faydaları nelerdir ve A vitamini hangi besinlerde bulunur? İşte detaylar.

A Vitamini Faydaları

A vitamini besinlerde iki farklı biçimde bulunur. Retinol olarak bilinen, önceden oluşturulmuş A vitamini ve provitamin A vitamini.

Önceden oluşturulmuş A vitamini, vitaminin aktif formu olarak bilinir ve hayvansal ürünlerde bulunur. Provitamin A ise vitaminin inaktif formudur ve diğer adı karotenoidler olup yiyeceklere koyu rengini veren pigmentlerdir. En yaygın olan provitamin A ise beta-karotendir. Beta-karoten ince bağırsakta A vitamininin aktif formu olan retinole dönüşür.

  • A vitamini göz sağlığı açısından çok önemlidir. Görme yetisinin yaşa bağlı olarak azalmasına ve gece körlüğü oluşumunu engellemeye yardımcı olur (1).
  • Yeterli miktarda A vitamini alımı bağışıklık sisteminin sağlıklı kalmasına ve iyi bir şekilde çalışmasına yardımcı olur.
  • Kemik sağlığı için kalsiyum ve D vitamini çok önemli olsa da A vitamini de kemik gelişimi ve büyümesi için gereklidir. Yeterli miktarda A vitamini almak kemik sağlığını destekleyerek kırık riskini azaltmaya yardımcı olabilir.
  • A vitamini hem kadınlarda hem de erkeklerde sağlıklı üreme sistemi için gereklidir. Ayrıca hamilelik sırasında embriyonun büyümesine ve gelişmesine yardımcı olur.
  • Her ne kadar kesin rolü bilinmese de A vitamini, aknenin tedavisi ve önlenmesinde etkilidir. Günümüzde reçeteli olarak satılan akne ilaçları A vitamini bazlıdır.
  • A vitamini sağlıklı hücrelerin ve dokuların büyümesini teşvik ederek kalp, böbrek ve akciğerlerin çalışmasına yardımcı olur.

A Vitamini Hangi Besinlerde Bulunur?

  • Sığır ve kuzu karaciğeri gibi et ürünleri
  • Peynir, yumurta, yoğurt, tereyağı, süt
  • Somon, ringa ve ton balığı gibi yağlı balıklar
  • Ispanak, kavun, havuç, börülce, brokoli, fasulye, kabak, biber
  • Kayısı, mango
  • Domates suyu

A vitamini yağda çözünür olduğu için vücut fazla miktarları karaciğerde depolar ve biriktirir. Önceden oluşturulmuş A vitamini önemli toksisiteye sahip olabilse de büyük miktarlarda beta-karoten ve provitamin A karotenoidleri major yan etkilerle ilişkili değildir (2). Bu nedenle doktorunuzun belirttiği kadar A vitamini almanız gerekmektedir.

Herhangi bir sağlık probleminiz, kullanmakta olduğunuz ilaç varsa, hamile veya emzirme döneminde iseniz tüketmeden önce mutlaka doktorunuza danışmanız gerekir. Sitede yer alan yazılı ve görsel içerikler farklı kaynaklardan derlenerek bilgilendirme amaçlı hazırlanmış olup, herhangi bir doktor muayenesinin yerini alamaz. Doktor muayenesi ve tedavisi yerine kullanılamaz. Sağlığınızla ilgili durumlarda lütfen uzman bir doktora danışın.

REFERANS: https://www.healthline.com/nutrition/vitamin-a-benefits

Potasyum İçeren Besinler ve Potasyumun Faydaları

0

Potasyum, elektrolit görevi bulunan ve vücut için çok önemli bir minerallerden biridir. Potasyum ve sodyum arasındaki denge sayesinde hücre işlevlerinin yapılmasını sağlayan elektrik oluşur. Bu elektrik kasların düzenli bir şekilde çalışmasını ve sinirlerin uyarılmasını sağlar. Aynı zamanda kan basıncına da etkisi bulunmaktadır. Fazlası veya eksikliği tehlikeli hatta ölümcül olabilen potasyumun faydaları, potasyum içeren besinler nelerdir? İşte detaylar.

Potasyumun Faydaları

  • Potasyum, vücutta fazla depolanan sodyumun atılmasına yardımcı olarak kan basıncını düşürmeye yardımcı olabilir. Aynı zamanda kan damarı duvarlarındaki gerilimi hafifletmeye yardımcı olur.
  • Sinir sistemi, kas kasılmalarını düzenlemeye yardımcı olur. Kandaki değişen potasyum seviyeleri, kas kasılmalarını yavaşlatır ve düzensiz kalp atışına neden olabilir. Bu nedenle potasyum açısından zengin beslenmek kalp sağlığını korumak için önemlidir.
  • Osteoporoz, kemik sağlığı açısından önemli olan kalsiyum minerali eksikliği ile bağlantılıdır. Potasyum, vücudun idrarla kalsiyum kaybını azaltarak kemik sağlığını güçlendirmeye yardımcı olabilir.
  • Potasyum açısından zengin beslenmek böbrek taşı oluşumunu azaltmaya yardımcı olabilir. Potasyum eksikliği sonucu, kemiklerdeki kalsiyum miktarı azalarak idrardaki kalsiyum miktarının artmasına neden olabilir. Bu durum börek taşlarının oluşmasına neden olabilir.
  • Potasyum açısından zengin besinler tüketmek idrar üretimini artırarak sodyum seviyesinin düşmesine ve vücutta ödem oluşumunun engellenmesine yardımcı olabilir.
  • Yapılan bir çalışma, potasyum açısından zengin bir diyetin felç riskini önlemeye yardımcı olabileceğini göstermektedir (1).

Potasyum İçeren Besinler

Potasyum, vücut tarafından üretilemediği için bu önemli minerali besinlerden almak gerekir. İşte potasyum bakımından zengin besinler:

Herhangi bir sağlık probleminiz, kullanmakta olduğunuz ilaç varsa, hamile veya emzirme döneminde iseniz tüketmeden önce mutlaka doktorunuza danışmanız gerekir. Sitede yer alan yazılı ve görsel içerikler farklı kaynaklardan derlenerek bilgilendirme amaçlı hazırlanmış olup, herhangi bir doktor muayenesinin yerini alamaz. Doktor muayenesi ve tedavisi yerine kullanılamaz. Sağlığınızla ilgili durumlarda lütfen uzman bir doktora danışın.

REFERANS: https://www.healthline.com/nutrition/what-does-potassium-do  

Rezenenin Faydaları Nelerdir? Rezene Çayı Neye İyi Gelir?

0

Rezene bitkisi yeşil ve beyaz renkte, sarı çiçekleri ve tüylü yaprakları olan lezzetli bir bitkidir. Mutfaktaki pek çok kullanımının yanı sıra sağlık açısından da pek çok fayda sağlamaktadır. Rezene meyan kökü benzeri hafif bir tada sahiptir. C vitamini, kalsiyum, demir, potasyum, manganez ve magnezyum açısından zengin olan rezenenin faydaları nelerdir, rezene çayı neye iyi gelir? İşte detaylar.

Rezenenin Faydaları

  • Rezene, bağışıklık sistemi, kolajen sentezi ve doku onarımı açısından önemli bir yere sahip olan C vitamini kaynağıdır. C vitamini ayrıca güçlü bir antioksidandır ve vücudu serbest radikallerin neden olduğu hücre hasarına karşı korur.
  • Rezene aynı zamanda sağlık açısından güçlü etkileri olan polifenol antioksidanlar içermektedir. Araştırmalar, bu antioksidanlar açısından zengin beslenmenin kalp hastalığı, kanser, obezite, tip 2 diyabet gibi hastalık riskinin daha düşük olduğunu göstermektedir (1).
  • Rezene sindirimi artırıcı özelliklere sahip bir bitkidir. Gazı vücuttan atar ve şişkinliği gidermeye yardımcı olarak sindirim sağlığını geliştirmeye yardımcı olur.
  • Düzenli olarak rezene çayının içilmesi vücuttaki fazla sıvı ve atıktan kurtulmaya yardımcı olabilir. Rezenenin aynı zamanda iştahı bastırıcı özelliği bulunmaktadır. Rezene tüm bu faydaları ile kilo vermeye yardımcı olabilir.
rezenenin faydaları
  • Rezene, solunum rahatsızlıklarını tedavi etmek için yüzyıllardır kullanılmaktadır. Aynı zamanda üst solunum yolları tedavisinde de kullanılmaktadır. Balgam söktürücü özelliği ile bronşit, astım, öksürük gibi solunum hastalıklarının iyileştirilmesinde fayda sağlayabilir.
  • Rezene iyi bir potasyum kaynağıdır. Potasyum, kan basıncını kontrol etmeye yardımcı olur ve sodyumun istenmeyen etkilerine karşı koyar. Bu durum kalp hastalıkları riskini önlemeye yardımcı olabilir.
  • Rezenede bulunan antioksidanlar göz sağlığını korumaya ve yaşa bağlı olarak gelişen maküler dejenerasyon riskini azaltmaya yardımcı olabilir.
  • Rezene, yapılan araştırmalara göre hormonal dengeyi destekleyen fitoöstrojen gıdalardan biridir. Bu özelliği ile menapoz semptomlarını hafifletmeye yardımcı olabilir.
  • Rezene, antienflamatuar özelliği ile artrit semptomlarının hafifletilmesine yardımcı olabilir.
  • Bazı çalışmalar rezenenin ağrılı adet kramplarının tedavisinde etkili olduğunu göstermektedir.
  • Rezenede bulunan bitki bileşikleri belirli kanser türlerini önlemede faydalı olabilir. Rezenede bulunan ve mükemmel bir antienflamatuar özelliği olan anethole bitki bileşiği, iltihabı engellemenin yanı sıra normal hücrelerin kanserli hücreye dönüşümünü engellemektedir. Fakat bu konu ile ilgili yeterli insan çalışması yoktur.
  • Rezene, antimikrobiyal özelliği ile diş eti iltihabının tedavisinde yardımcı olabilir. Aynı zamanda kötü nefes kokusunun giderilmesinde faydalıdır.
  • Rezene çayı, gazı vücuttan atmaya yardımcı olarak kolik semptomlarını azaltmaya yardımcı olabilir. Fakat hiç bir bitkiyi doktorunuza danışmadan bebeğinize vermeyin.
  • Rezene kaslarınızı gevşetebileceği için uyumanıza yardımcı olabilir.
  • Rezenede bulunan C vitamini, kolajen üretimini artırmaya yardımcı olarak cilt sağlığını korumada faydalıdır.

Rezene Çayı Nasıl Demlenir?

2 çay kaşığı rezene tohumunu iyice ezin. Tohumları bir bardağa koyun ve üzerine sıcaklığı 60-70 °C olan su ilave edin. Çok yüksek sıcaklıklar rezenenin uçucu bileşenlerini yok edebilir. 3-5 dakika demledikten sonra çayı süzün ve tatlandırmak isterseniz bal ilave edin. Çayınızın biraz soğumasını bekleyin fakat çok gecikmeden tüketin. Çok beklettiğiniz taktirde içindeki uçucu yağlar yok olacaktır.

Herhangi bir sağlık probleminiz, kullanmakta olduğunuz ilaç varsa, hamile veya emzirme döneminde iseniz tüketmeden önce mutlaka doktorunuza danışmanız gerekir. Sitede yer alan yazılı ve görsel içerikler farklı kaynaklardan derlenerek bilgilendirme amaçlı hazırlanmış olup, herhangi bir doktor muayenesinin yerini alamaz. Doktor muayenesi ve tedavisi yerine kullanılamaz. Sağlığınızla ilgili durumlarda lütfen uzman bir doktora danışın.

REFERANSLAR: https://www.stylecraze.com/articles/fennel-tea-benefits/,  https://www.healthline.com/health/fennel-tea  

İrlanda Seteri (Irish Setter) Köpek Cinsi Özellikleri ve Bakımı

İrlanda seteri, av grubu köpek cinslerinden biri olan ve 1800’lü yıllarda İrlanda’da ortaya çıkmış bir köpek cinsidir. 1875 yılında Amerika’ya götürülmüş ve “Kızıl İrlanda Setter”i olarak adlandırılmıştır. Daha sonra showlarda boy göstermiş ve yoğun ilgi toplamıştır. Özellikle zarafeti ile çok büyük ilgi gören Irish setteri daha yakından tanımak isterseniz işte İrlanda seteri özellikleri ve bakımı hakkında bilinmesi gerekenler.

İrlanda Seteri Özellikleri

İrlanda seterinin tüyleri tek katmanlı, orta uzunlukta, düz ve ipeksi yapıdadır. Tüy rengi olarak kestane yada kızıl renktedir ve uzun sarkık kulakları ile dikkat çeker. Göğüste ve patilerde beyaz lekeler görülebilir.

Bacakları uzun ve kaslıdır. Alın çıkıntısı oldukça belirgindir ve burun uzunluğu tüm kafanın yarısına eşittir ve burun rengi siyah veya kahverengi olabilir. Göz rengi ela yada kahverengidir.

İrlanda seterin erkeklerde ağırlığı 27-32 kg, dişilerde 24-29 kg, uzunlukları erkeklerde  56-67 cm, dişilerde ise 55-62 cm arasında değişmektedir.

Karakteri ve Genel Huyları

Irish setter oldukça enerjik ve sevgi dolu bir köpek cinsidir. O kadar sevgi doludur ki sevgisini hemen gösterir ve aynı sevgiyi sizden bekler. Çocuklarla en iyi anlaşan köpek ırklarından birisi olmanın yanında diğer kedi ve köpeklerle de arası çok iyidir. Yabancılarla da kolayca anlaşan sosyal bir köpek cinsidir.

Irish setter zeki ve özgürlüğüne çok düşkündür. Bu nedenle eğitimi biraz zor olabilir ve erken dönemde sosyalleşmesi ve eğitilmesi önemlidir. Koruma içgüdüsü fazla olmasa da sahibine karşı tehdit hissettikleri anda  korumaya geçebilirler.

Irish setterın koku alma yeteneği mükemmeldir ve oldukça çevik köpeklerdir. Sürekli koşmaktan ve yorucu aktivitelerden hoşlanırlar. Bu nedenle bu sevimli dostumuza ayıracak vaktiniz yoksa sizin için kesinlikle uygun bir ırk değildir.

İrlanda Seteri Bakımı

Irish setter bakımı oldukça kolaydır. Yoğun egzersiz ihtiyacı karşılandığı taktirde apartman dairesinde yaşayabilir. Günlük olarak egzersiz ihtiyacı her gün karşılanmalıdır. Güvenli bir ortamda koşmasını sağlarsanız çok mutlu olacaktır.

Yumuşak ve orta uzunluktaki tüylerini karışıklık ve düğümlere karşı düzenli olarak taramak yeterlidir ve çok fazla tüy döken bir ırk değildir. Diğer köpek cinslerinde olduğu gibi tırnakları düzenli olarak kesilmeli ve dişleri fırçalanmalıdır. Kulak enfeksiyonlarına yatkın oldukları için  kulaklarını  düzenli olarak kontrol etmek önemlidir.

Irish setter genel olarak sağlıklı bir ırktır ve ortalama yaşam süresi 12-15 yıldır. Fakat diğer köpek ırklarında olduğu gibi genetik olarak yatkın oldukları hastalıklar bulunmaktadır. Bunlar;

  • Mide dönmesi
  • Kalça displazisi
  • Kulak enfeksiyonları
  • Epilepsi
  • Deri alerjileri
  • Göz problemleri
  • Hipotiroidizim

Düzenli veteriner kontrolü ile bu sevimli dostlarımıza sağlıklı ve mutlu bir yaşam sunabilirsiniz.

 

Limonun Faydaları Nelerdir? Limon Neye İyi Gelir?

0

Limon, ekşi tadından dolayı tek başına tüketimi diğer meyvelere oranla azdır. Daha çok salatalara, yemeklere, soslara, turşulara ve içeceklere lezzet katmak için tüketilen popüler bir meyvedir. C vitamini açısından zengin ve pek çok faydalı bitki bileşikleri içeren limonun faydaları nelerdir, limon neye iyi gelir? İşte detaylar.

Limonun Faydaları Nelerdir?

  • Limonda bulunan lif ve bitki bileşikleri, kalp hastalığı için risk teşkil eden kolesterolü düşürmeye yardımcı olabilir. Araştırmalar, C vitamini açısından zengin meyve ve sebze tüketmenin kalp hastalıkları ve felç riskini azalttığını göstermektedir (1).
  • Limonu hepimiz kilo vermeye yardımcı olan bir besin olarak biliriz. Limon bileşiklerinin insanlar üzerinde kilo verme etkilerini doğrulayan hiç bir çalışma yoktur. Ancak yapılan bir çalışmada, yağlı bir diyetle beslenen kemirgenlere limon kabuklarından çıkarılan polifenoller verilmiştir. 12 hafta sonunda bu kemirgenlerin limon tüketmeyenlere oranla daha az kilo aldığı gözlemlenmiştir (2).
  • Limon, C vitamini ve sitrik asit içerdiği için demir emilimini sağlayarak anemiye karşı koruma sağlayabilir.
  • C vitamini bağışıklık sistemini güçlendirmede oldukça etkilidir. Bu nedenle limon tüketmek, soğuk algınlığı ve gribe neden olan mikroplarla savaşarak bağışıklık sisteminin güçlenmesine yardımcı olabilir.
  • Limonun içerdiği sitrik asit, idrar pH’ını ve hacmini artırarak böbrek taşlarının oluşumunu önlemeye yardımcı olabilir.
  • C vitamini mükemmel bir antioksidandır. Antioksidanlar, serbest radikallerin kansere yol açabilecek hücre hasarını önlemeye yardımcı olabilirler.
  • Limon çözünür bir lif olan pektin içerir. Çözünür lifler, şeker ve nişastanın sindirimini yavaşlatarak kan şekeri seviyesinin düşürülmesine yardımcı olabilir. Aynı zamanda bu özelliği ile sindirim sistemi sağlığının iyileştirilmesinde yardımcıdır. Ancak limonu posası ile birlikte tüketmek gerekir.
  • Limon aynı zamanda iyi bir potasyum kaynağıdır. Bu nedenle kan basıncı seviyesinin düşülmesinde fayda sağlayabilir.
  • C vitamini, cilt sağlığı açısından çok önemli olan kolajen oluşumunda önemli bir rol oynar. Bu nedenle limon, cilt sağlığını korumaya yardımcı olur.

Limonun genel olarak bir yan etkisi yoktur ve turunçgiller az sayıda insanda alerjik reaksiyonlara neden olabilir. Fakat dermatitli kişilerde alerji ve cilt tahrişine neden olabilir. Limon aynı zamanda yüksek miktarda asit içerir. Bu nedenle reflü hastalığı semptomlarını kötüleştirebilir ve diş sağlığına zarar verebilir.

Herhangi bir sağlık probleminiz, kullanmakta olduğunuz ilaç varsa, hamile veya emzirme döneminde iseniz tüketmeden önce mutlaka doktorunuza danışmanız gerekir. Sitede yer alan yazılı ve görsel içerikler farklı kaynaklardan derlenerek bilgilendirme amaçlı hazırlanmış olup, herhangi bir doktor muayenesinin yerini alamaz. Doktor muayenesi ve tedavisi yerine kullanılamaz. Sağlığınızla ilgili durumlarda lütfen uzman bir doktora danışın.

Referanslar: https://www.medicalnewstoday.com/articles/283476#lemon-water, https://www.healthline.com/nutrition/6-lemon-health-benefits

Mandalinanın Faydaları Nelerdir?

0

Mandalina, pek çok çeşidi olan ve turunçgiller familyasına ait bir meyvedir ve Çin kökenli olduğu düşünülmektedir. Kış mevsiminde sevilerek tüketilen mandalina, yaprak dökmeyen bir çalıların meyvesidir. Clementine, Tango ve Satsuma, Owari en yaygın bulunan çeşitleridir. Diğer turunçgiller meyveleri gibi faydalı bitki bileşikleri ve lif açısından zengin olan mandalinanın faydaları nelerdir? İşte detaylar.

Mandalinanın Besin Değeri 1 orta boy (88 gram) mandalina: Kalori: 47 Karbonhidrat: 12 gram Protein: 0,7 gram Yağ: 0,3 gram Lif: 2 gram C vitamini: Günlük değerin %26’sı Bakır: Günlük değerin %4’ü Potasyum: Günlük değerin %3’ü Magnezyum: Günlük değerin %2,5’i Demir: Günlük değerin %1’i

Mandalinanın Faydaları

mandalinanın faydaları
  • Mandalina antioksidanlar açısından zengindir ve özellikle karaciğer kanserini önlemeye yardımcı olan karotenoidler içerir. İçeriğinde bulunan C vitamini ve faydalı bitki bileşikleri ile kanseri önlemeye yardımcı olabilir.
  • Mandalina iyi bir C vitamini kaynağı olarak bağışıklık sistemini güçlendirmeye yardımcı olur. Antimikrobiyal özelliği ile yaraların enfeksiyon kapmasını önlemeye yardımcı olabilir. Özellikle kış aylarında soğuk algınlığına bağlı bakteriyel rahatsızlıkların önlenmesinde yardımcıdır. Mandalina, öksürük, nezle ve grip gibi hastalıklarda vücut direncini artırır.
  • Antioksidan özelliği ile kötü kolesterol seviyesinin azalmasına ve iyi kolesterol üretimini artırmaya yardımcı olabilir.
  • Mandalina, içerdiği potasyum nedeniyle kan basıncını düşürmeye yardımcı olabilir. Kanın arterlerden sorunsuz bir şeklide geçmesini sağlayarak kan basıncını normal tutmaya yardımcı olabilir.
  • Mandalina, lif bakımından zengin olduğu için uzun süre tokluk hissi vererek kilo vermeye yardımcı olabilir. Aynı zamanda bu özelliği ile sindirim sisteminin düzenli çalışmasına ve kabızlığın önlenmesine yardımcı olur.
  • Mandalinada bulunan C vitamini hem tüketildiğinde hem de topikal olarak uygulandığında cilt sağlığı açısından oldukça faydalıdır. Kırışıklar, ince çizgiler ve lekeler gibi yaşlanma belirtilerini azaltmaya yardımcı olur.
  • Aynı zamanda mandalina yağı yeni hücre ve dokuların oluşumunda yardımcı olarak yaraların daha hızlı iyileşmesine yardımcı olabilir.

Sitede yer alan yazılı ve görsel içerikler farklı kaynaklardan derlenerek bilgilendirme amaçlı hazırlanmış olup, herhangi bir doktor muayenesinin yerini alamaz. Doktor muayenesi ve tedavisi yerine kullanılamaz. Sağlığınızla ilgili durumlarda lütfen uzman bir doktora danışın.

Referans: https://www.healthbenefitstimes.com/mandarin-orange/ The Health Benefits of Mandarins

Salatalığın Cilde Faydaları Nelerdir?

0

Salatalık, sağlıklı bir atıştırmalık olmanın dışında bazı cilt sorunlarını tedavi edebilen harika bir besindir. İltihap önleyici özelliği, içerdiği antioksidanlar, C vitamini ve folik asit içeriği salatalığı cilt için mükemmel bir bileşen haline getirir. İşte salatalığın cilde olan faydaları ve evde uygulayabileceğiniz salatalık maskeleri.

Salatalığın Cilde Faydaları

Pek çok kişi cildinin genel görünümünü iyileştirmek için kozmetik ürünlere büyük paralar harcar. Bazen cilt sağlığını iyileştirmede kullanılabilecek basit ve ucuz yöntemlerde bulunmaktadır. Salatalık da cildinize bazı açılardan fayda sağlayabilecek doğal içeriklerden biridir. İşte bu faydalar.

Akne Oluşumunu Önlemeye Yardımcı Olur

Akne ve sivilce, özellikle yağlı cilt tipine sahip olan kişilerin en büyük problemidir. Cildin aşırı yağ salgılaması ve ölü cilt hücrelerin gözenekleri tıkaması akne oluşumunu tetikler. Salatalık, cildinizi temizleyerek sivilce oluşumunu engellemeye yardımcı olur.

Cildi Nemlendirir

Salatalığın %96’sı sudur ve cildinizi nemlendirmek için çok iyi bir tercihtir. Salatalık suyunu aloe vera ile karıştırarak nemlendirme özelliğini daha da artırabilirsiniz.

Tahrişi Yatıştırır

Salatalığın antienflamatuvar etkisi böcek ısırığı, kızarıklık ve güneş yanığının neden olduğu ağrıyı ve tahrişi yatıştırmaya yardımcı olur.

Erken Yaşlanmayı Önlemeye Yardımcı Olur

Sanırım kozmetik ürünleri içinde en fazla para harcadığımız ürünler yaşlanma karşıtı anti-aging ürünlerdir. Oysaki salatalık içerdiği antioksidanlar ile en faydalı kırışık önleyici doğal malzemelerden biridir. Aynı zamanda içerdiği C vitamini, yeni hücre oluşumunu desteklerken folik asit, cildin erken yaşlanmış görüntüsüne neden olan çevresel toksinlerle mücadele etmeye yardımcı olur. Cildin daha sıkı ve sağlıklı görünmesini sağlar.

Şişkinliği Azaltır

Salatalık cildin şişkinliğini azaltma yeteneğine sahiptir (1). Ödem sorununa iyi gelen salatalık, özellikle göz çevresindeki şişlikler ve göz altı morlukları için oldukça faydalıdır. Soğutulmuş salatalık dilimlerini gözlerinizin üzerine koyarak 15 dakika beklemeniz yeterlidir.

Gözeneklerin Küçülmesini Sağlar

Salatalık astringent yani sıkıştırıcı özelliği ile gözeneklerin görüntüsünün küçülmesine yardımcı olur. Aynı zamanda cildinizde akne veya güneş kaynaklı lekelerin azalmasına yardımcı olur.

Salatalık Maskeleri

Cildi Yenilemek ve Gençleştirmek için Salatalık Maskesi 1 adet orta boy salatalık

Salatalığı blender yada mutfak robotundan geçirerek püre haline getirin. Bir süzgeç yada tülbent yardımı ile posasını ayırın ve elde ettiğiniz salatalık suyunu temiz ve kuru cildinize uygulayarak 15 dakika bekleyin. Daha sonra yüzünüzü ılık su ile yıkayın.

Cildi Nemlendirmek için Salatalık Maskesi 1 orta boy salatalık 2 yemek kaşığı aloe vera jeli

Salatalığı blender yada mutfak robotundan geçirerek püre haline getirin. Bir süzgeç yada tülbent yardımı ile posasını ayırın. Elde ettiğiniz salatalık suyuna 2 yemek kaşığı aloe vera jeli ekleyerek iyice karıştırın. Karışımı yüzünüze sürerek 15 dakika bekleyin. Daha sonra yüzünüzü ılık su ile yıkayın.

Sivilceli Ciltler için Salatalık Maskesi 1 orta boy salatalık 1 yemek kaşığı yulaf ezmesi 1 yemek kaşığı bal

Salatalığı blender yada mutfak robotundan geçirerek püre haline getirin. Bir süzgeç yada tülbent yardımı ile posasını ayırın. Elde ettiğiniz salatalık suyuna 1 yemek kaşığı yulaf ezmesini ekleyerek yumuşayana kadar karıştırın. Elde ettiğiniz karışıma 1 yemek kaşığı balı ekleyerek iyice karıştırın. Karışımı cildinize uygulayarak 15 dakika bekleyin ve daha sonra yüzünüzü ılık su ile yıkayın.