Ananasın Faydaları Nelerdir? Ananas Nelere İyi Gelir?

0

Ananas oldukça lezzetli ve sağlıklı bir tropikal meyvedir. Kalorisi düşük olmasına rağmen vitamin ve mineraller açısından oldukça zengindir. Ananas, sağlık açısından pek çok faydası olan bromelain enziminin tek kaynağıdır ve antioksidanlar açısından da zengindir. Zengin içeriği ile ananasın faydaları nelerdir, ananas neye iyi gelir? İşte detaylar.

Ananasın Faydaları Nelerdir?

Ananasın Besin Değeri 165 gram ananas: Kalori: 82,5 Yağ: 1,7 gram Protein: 1 gram Karbonhidrat: 21,6 gram Lif: 2,3 gram C Vitamini: Günlük ihtiyacın %131’i Manganez: Günlük ihtiyacın %76’sı B6 Vitamini: Günlük ihtiyacın %9’u Bakır: Günlük ihtiyacın %9’u B1 Vitamini (Tiamin): Günlük ihtiyacın %9’u Folat: Günlük ihtiyacın %7’si Potasyum: Günlük ihtiyacın %5’i Magnezyum: Günlük ihtiyacın %5’i B3 Vitamini (Niasin): Günlük ihtiyacın %4’ü B5 Vitamini (Pantotenik Asit): Günlük ihtiyacın %4’ü B2 Vitamini (Riboflavin): Günlük ihtiyacın %3’ü Demir: Günlük ihtiyacın %3’ü
  • Ananas iltihap önleyici özelliklere sahip bromelain içeriği ile artrit semptomlarını hafifletmeye yardımcı olabilir.
  • Zengin içeriği ile bağışıklık sistemini güçlendirmeye yardımcı olabilir. Yapılan bir çalışmada ananas yiyen çocukların hem viral hem de bakteriyel enfeksiyon riskinin önemli ölçüde azaldığı gözlemlenmiştir (1).
  • Ananas, sindirim enzimi olarak bilinen bromelain içerir. Yapılan bir çalışmada, bromelainin özellikle pankreas yetmezliği olan kişilerde sindirime yardımcı olduğu gözlemlenmiştir (2). Ananas sulu ve lifli yapısı ile ishal ve kabızlık gibi sindirim problemlerinin önlenmesine yardımcı olabilir.
  • Ananasta bulunan bileşenler meme, gırtlak, kolon, mide ve cilt kanseri gibi kanser türlerinde hücrelerin büyümesini baskılamaya yardımcı olabilir.
  • Ananasta bulunan potasyum, kan basıncını düşürmeye, bromelain ise kanın pıhtılaşmasını önlemeye yardımcı olarak kalp sağlığı açısından fayda sağlayabilir.
  • Ananas, yumuşak doku yaralanmaları ve egzersiz sonrası kas ağrılarını tedavi etmede yardımcı olabilir. Aynı zamanda yapılan bazı çalışmalar, bromelainin topikal uygulamasının yanıkların cilt iyileşme süresini hızlandırmada yardımcı olabileceğini göstermektedir.
  • İçerdiği yüksek miktarda manganez ile kemik kaybını önlemeye yardımcı olabilir.
  • C vitamini açısından zengin olan ananas kolajen üretimini artırarak yaraların daha hızlı iyileşmesine yardımcı olabilir.
  • Vücutta ödem oluşumunu engellemeye yardımcı olabilir.
  • Yüksek antioksidan ve C vitamini içeriği ile göz sağlığını koruyarak görme kaybına neden olan maküler dejenerasyon riskini azaltmaya yardımcı olabilir.
  • Ananas içerdiği enzimlerle  solunum sistemindeki aşırı mukuzu temizlemeye yardımcı olabilir.
  • Diş etlerini güçlendirerek diş eti çekilmesini önlemeye yardımcı olabilir.

Herhangi bir sağlık probleminiz, kullanmakta olduğunuz ilaç varsa, hamile veya emzirme döneminde iseniz tüketmeden önce mutlaka doktorunuza danışmanız gerekir. Sitede yer alan yazılı ve görsel içerikler farklı kaynaklardan derlenerek bilgilendirme amaçlı hazırlanmış olup, herhangi bir doktor muayenesinin yerini alamaz. Doktor muayenesi ve tedavisi yerine kullanılamaz. Sağlığınızla ilgili durumlarda lütfen uzman bir doktora danışın.

Referanslar: https://www.lifehack.org/315186/22-health-benefits-pineapple https://www.healthline.com/nutrition/benefits-of-pineapple

Dereotunun Faydaları Nelerdir?

0

Dereotu, Asya ve Avrupa mutfağında salata ve yemeklere lezzet katmak için kullanılan bir bitkidir. A vitamini ve C vitamini açısından zengin olan dereotu, geleneksel olarak sindirim sorunları ve ağız kokusunu gidermek için kullanılmıştır. Aynı zamanda folat, manganez ve demir içeren dereotunun faydaları nelerdir? İşte detaylar.

Dereotunun Faydaları

  • Dereotu bitkisi antioksidan bakımında zengin bitki bileşikleri içerir. Antioksidan bakımından zengin besinleri tüketmek kronik iltihaplanmayı azaltmaya, kalp hastalığı, bazı kanser türleri, Alzheimer ve romatoid artrit gibi hastalıkları önlemeye yardımcı olabilir (1).
  • Dereotu içerdiği antioksidanlar ile kan şekeri seviyesini düşürmeye ve kolon, akciğer ve meme kanseri gibi kanser türlerini önlemeye yardımcı olabilir.
  • Dereotu sindirim sistemi problemlerine iyi gelir ve gaz giderici olarak kabul edilir. Bağırsak gazını rahatlatmaya ve sakinleştirmeye yardımcı olabilir.
  • Anne sütünü  artırmaya yardımcı olur. Aynı zamanda dereotu koliği rahatlatmaya yardımcı olabilir.
  • Uyku problemi yaşayan kişiler için rahat bir uyku sağlamaya yardımcı olabilir.
  • Dereotu kemik sağlığı için önemli olan manganez, fosfor ve az miktarda kalsiyum içerir. Bu nedenle dereotu kemik sağlığını korumaya ve kemik kaybını önlemeye yardımcı olabilir.
  • Kötü ağız kokusundan kurtulmaya yardımcı olur. Aynı zamanda nefes açıcı özelliği bulunmaktadır.
  • Mide bulantısı ve baş ağrısını gidermeye yardımcı olabilir.
  • Dereotu regl düzensizliklerini ve adet kramplarını önlemede oldukça faydalıdır.
  • Dereotu antidepresan özelliği ile ruh sağlığını dengeleyerek depresyona iyi gelir.
DERE OTUNUN YAN ETKİLERİ

Dereotu tüketmek genellikle güvenlidir. Fakat dereotu hapı veya özü kullanıyorsanız:

Hamileyseniz dereotunu ilaç olarak kullanmak GÜVENLİ DEĞİLDİR ve düşüklere neden olabilir.

Emzirme döneminde dereotunun güvenli olup olmadığına dair yeterli ve güvenilir bir bilgi yoktur. Bu durumda yiyecek miktarlarına bağlı kalmak en iyisidir.

Havuç ailesindeki bitkilere karşı alerjisi olan kişilerde alerjik reaksiyonlara neden olabilir. Kereviz, kişniş, rezene ve kimyon gibi.

Dereotunu ilaç olarak almak tiroid hormon seviyesini düşürebilir. Düşük tiroid hormon seviyesine sahip kişilerde semptomları kötüleştirebilir.

Dereotu özü kan şekeri seviyesini düşürebilir. Bu nedenle planlanmış bir operasyondan en az 2 hafta önce dereotu özü kullanımını bırakmak gerekir.

Herhangi bir sağlık probleminiz, kullanmakta olduğunuz ilaç varsa, hamile veya emzirme döneminde iseniz tüketmeden önce mutlaka doktorunuza danışmanız gerekir. Sitede yer alan yazılı ve görsel içerikler farklı kaynaklardan derlenerek bilgilendirme amaçlı hazırlanmış olup, herhangi bir doktor muayenesinin yerini alamaz. Doktor muayenesi ve tedavisi yerine kullanılamaz. Sağlığınızla ilgili durumlarda lütfen uzman bir doktora danışın.

Referanslar: https://www.webmd.com/vitamins/ai/ingredientmono-463/dill#:~:text=Taking%20dill%20as%20a%20medicine,extract%20might%20lower%20blood%20sugar. https://www.healthline.com/nutrition/dill#benefits

Evde Doğal Sivilce Maskesi Tarifleri

0

Sivilceler çok yaygın bir cilt sorunu olmakla birlikte sadece estetik bir problem değildir. Aynı zamanda kişiyi  psikolojik olarak da etkileyebilir. Cildin, iç veya dış etkenlere bağlı  olarak aşırı yağlanması ve sebumun tıkalı gözeneklerden dışarı çıkamaması sonucu gelişir. Oldukça can sıkıcı olan bu sivilcelerin evde doğal malzemelerle sivilce maskesi yaparak önüne geçmek mümkün. Hem ucuz hem de oldukça pratik olan bu maskelerle hem sivilcelerinizden kurtulabilir hem de yeniden oluşumunu engelleyebilirsiniz.

Evde Doğal Sivilce Maskesi Tarifleri

Limon Maskesi

½ Limonun suyu

2 tatlı kaşığı bal

İki malzemeyi iyice karıştırın ve sivilcelerin üzerine sürerek 20 dakika bekleyin. Daha sonra cildinizi ılık su ile yıkayın ve nemlendirici uygulayın.

Limon antiseptik özelliği ile sivilce oluşumunun önüne geçer ve ciltteki fazla yağı almaya yardımcı olur. Benim tavsiyem, limonu asidik özelliği sebebiyle cildinize akşam uygulamaya özen gösterin. Her ne kadar limon cilt lekeleri için faydalı olsa da gündüz uygulayıp güneş ışığına maruz kaldığınız taktirde cildinizin lekelenmesine sebep olabilir.

Aynı zamanda limon suyunu gül suyu ile seyreltebilir veya aloe vera ile karıştırarak da aynı işlemi uygulayabilirsiniz. Yumurta Akı

Bir yumurtanın akını iyice çırpın. Temiz ve kuru cildinize uygulayarak 15 dakika bekleyin ve ardından ılık su ile yıkayın.

Aspirinli Kil Maskesi 1 çay kaşığı beyaz kil 1 çay kaşığı ezilmiş aspirin 1 çay kaşığı limon

Tüm malzemeleri karıştırıp sivilcelerin üzerine uygulayın ve 20 dakika bekleyin. Daha sonra ılık su ile yıkayın.

Salatalık Maskesi

Orta boy salatalığı dilimleyin ve bu dilimleri yüzünüze yerleştirerek 15 dakika bekleyin. Daha sonra yüzünüzü ılık su ile yıkayın.

1 adet salatalık 1 çorba kaşığı yulaf unu 1 tatlı kaşığı bal

Öncelikle salatalığı püre haline getirin. Püre haline gelen salatalığın içine yulaf unu ve balı ekleyerek iyice karıştırın. Karışımı temiz ve kuru cildinize uygulayın ve 15 dakika bekledikten sonra ılık su ile yıkayın.

Aloe Vera ve Zerdaçal Maskesi 1 çorba kaşığı aloe vera jeli 1 tatlı kaşığı toz zerdeçal

İki malzemeyi iyice karıştırın ve karışımı yüzünüze uygulayın. 20 dakika bekledikten sonra yüzünüzü ılık su ile durulayın.

Domates Maskesi 2 çorba kaşığı domates rendesi 1 çorba kaşığı nişasta

Domates rendesine 1 çorba kaşığı nişastayı ekleyin ve iyice karıştırın. Karışımı temiz ve kuru cildinize uygulayarak 15-20 dakika bekleyin. Daha sonra ılık su ile yıkayın.

Kil Maskesi 1 çorba kaşığı beyaz kil Çay ağacı yağı 1 çorba kaşığı su Kil ve suyu karıştırarak yüzünüze sürülebilecek kıvama getirin. Daha sonra hazırlamış olduğunuz kil maskesinin içine 1-2 damla çay ağacı yağı damlatın. Temiz ve kuru cildinize uygulayarak 15-20 dakika bekleyin ve yüzünüzü ılık su ile yıkayın.      

Lahananın Faydaları Nelerdir? Lahana Neye İyi Gelir?

0

Özellikle kış aylarında sıkça tüketilen lahananın beyaz, kırmızı ve mor gibi pek çok çeşidi bulunmaktadır. Brasscicaceae (turpgiller) familyasına ait olan lahana, binlerce yıldır tüm dünyada yetiştirilmektedir. Kalorisi çok düşük olmasına rağmen etkileyici bir besin değerine sahip olan lahananın faydaları nelerdir, lahana neye iyi gelir? İşte lahananın bilim adamları tarafından desteklenen faydaları.

Lahananın Faydaları Nelerdir?

89 gram çiğ lahananın besin değeri: Kalori: 22 kcal Protein: 1 gram Lif: 2 gram K vitamini: Günlük ihtiyacın %85’i C vitamini: Günlük ihtiyacın %54’ü Folat: Günlük ihtiyacın %10’u Manganez: Günlük ihtiyacın %7’si B6 vitamini: Günlük ihtiyacın %6’sı Kalsiyum: Günlük ihtiyacın %4’ü Magnezyum: Günlük ihtiyacın %3’ü Potasyum: Günlük ihtiyacın %4’ü Lahana bunların dışında az miktarda A vitamini, demir ve riboflavin içermektedir.
  • Lahana güçlü bir antioksidan olan C vitamini açısından zengindir. Yapılan araştırmalar, C vitamini açısından zengin besinlerle beslenmenin bazı kanser türlerinin riskini azaltmaya yardımcı olabileceğini göstermektedir. C vitamini, vücudun pek çok önemli işlevini yerine getirmek açısından önemli bir vitamindir ve bağışıklık sistemini güçlendirmeye yardımcı olur. Kırmızı lahana %30 oranında daha fazla C vitamini içerir.
  • Lahana lif bakımından yüksektir. Lif bakımından zengin besinler tüketmek sindirim sistemi sağlığını iyileştirmeye yardımcı olabilir.
  • Özellikle kırmızı lahana antosiyaninler adı verilen güçlü bileşikler içerir. Antosiyaninler kalp hastalığı riskini azaltmaya, kan basıncını düşürmeye ve koroner arter hastalığı riskini azaltmaya yardımcı olabilir(1, 2)
  • Lahana içerdiği antioksidanlar ile vücuttaki iltihaplanmayı azaltmaya yardımcı olabilir.
  • Potasyumun başlıca görevlerinden biri, sodyumun vücuttaki etkilerine karşı koyarak kan basıncı seviyesini düzenlemeye yardımcı olmaktır. Kan damarı duvarlarını gevşeterek kan basıncını düşürür. Özellikle kırmızı lahana mükemmel bir potasyum kaynağıdır. Bu nedenle lahana tüketmek kan basıncını düşürmeye yardımcı olabilir.
  • Lahana içerdiği çözünür lif ve bitki sterolleri ile LDL (kötü) kolesterolü düşürmeye yardımcı olabilir.
  • Lahananın besin değerine baktığımız zaman mükemmel bir K vitamini kaynağı olduğunu görmekteyiz.  K vitamini, kanın pıhtılaşmasını sağlayarak aşırı kanama riskini azaltmaya yardımcı olabilir.
  • Lahana içerdiği lif ve düşük kalorisi ile uzun süre tokluk hissi vererek fazla kalori alımını engelleyebilir. Bu nedenle kilo vermek isteyenler için süper bir besindir.
  • İçerdiği K vitamini ve kalsiyum ile kemik ve diş sağlığının korunmasında fayda sağlayabilir.
  • Lahana içerdiği folik asit ile anne adayları için faydalı bir sebzedir. Fetüsün sağlıklı olmasına ve anne sütü üretimine yardımcı olur.
Lahananın Cilt ve Saç için Faydaları
  • Aynı zamanda lahana içerdiği C vitamini ile kolejen üretimini artırmaya yardımcı olur. Cildinizin daha parlak ve genç görünmesini sağlayarak erken yaşlanmayı önlemeye yardımcı olabilir.
  • Lahana saç uzamasına yardımcı olan ve saçlarınızı besleyecek vitamin ve mineraller içerir. Düzenli olarak lahana tüketmek saçlarınızın daha yumuşak ve parlak olmasına yardımcı olabilir.

Aşırı tüketilen herhangi bir şeyin dezavantajları olduğunu ve bu nedenle her şeyi orantılı olarak tüketmemiz gerektiğini unutmayalım.

Herhangi bir sağlık probleminiz, kullanmakta olduğunuz ilaç varsa tüketmeden önce mutlaka doktorunuza danışmanız gerekir. Sitede yer alan yazılı ve görsel içerikler farklı kaynaklardan derlenerek bilgilendirme amaçlı hazırlanmış olup, herhangi bir doktor muayenesinin yerini alamaz. Doktor muayenesi ve tedavisi yerine kullanılamaz. Sağlığınızla ilgili durumlarda lütfen uzman bir doktora danışın.

Referanslar: https://www.medlife.com/blog/18-benefits-eating-cabbage-health-skin-hair/, https://www.healthline.com/nutrition/benefits-of-cabbage

Organik Nar Ekşisi Nasıl Yapılır?

0

Nar, sonbaharda tezgahlarda yerini almaya başlayan oldukça faydalı bir meyvedir. Pek çok tarifte kullanılan nardan elde edilen nar ekşisi ise sofraların vazgeçilmezidir. Eşsiz aroması ile salatalara ve yemeklere lezzet katmak için kullanılan nar ekşisi nasıl yapılır? İşte detaylar.

Nar Ekşisi Nasıl Yapılır?

Nar, yeşil çaydan üç kat daha fazla antioksidan içerir ve bu nedenle sağlık açısından oldukça faydalıdır. Bu faydalarından yararlanabilmek için narı organik olarak tüketmek oldukça önemlidir. Nar ekşisini hazır almak yerine biraz zahmetle daha lezzetli ve sağlık açısından faydalı olması için evde hazırlayabilirsiniz. Bunun için gerekli olanlar;

5 kg nar (300-350 ml nar ekşi için) 1 tatlı kaşığı tuz

Narın miktarı ne kadar nar ekşisi yapmak istediğinize bağlıdır. Yaklaşık 300-350 ml nar ekşisi elde edebilmeniz için 5 kg, 1 litre için 15 kg nar yeterlidir. Bu miktarlar nar tanesinin büyüklüğüne göre değişebilir ve narın kesinlikle ekşi olması gerekmektedir.

Önce narları iyice yıkayın ve ikiye bölün. Daha sonra, nar ekşisi yapmanın bana göre en zahmetli bölümü olan nar tanelerini ayıklayın. Burada önemli olan nokta nar ekşisinin acımsı bir tat almaması için zarlarının dikkatlice ayıklanması gerekir. Nar tanelerini ayıklamak için taneli kısmı avuç içinize yerleştirin ve diğer elinize aldığınız tahta kaşığı narın kabuklu kısmına vurun. Nar tanelerinin kolay bir şekilde elinize döküldüğünü göreceksiniz.

Ayıkladığınız narların suyunu meyve sıkacağı yada robot yardımı ile sıkın. Daha sonra tülbent yardımı ile süzdürerek geniş bir çelik tencereye aktarın. En kısık ateşte kaynayana kadar karıştırın. Kaynama esnasında üzerinde oluşan köpükleri bir kaşık yardımı ile alın. Yaklaşık üç dört saat pekmez kıvamına gelene kadar kaynatın. Ocaktan almadan 5 dakika önce 1 tatlı kaşığı tuzu ilave edin. Ocağın altını kapattıktan sonra soğuyana kadar dinlendirin ve daha sonra cam kavanoza koyarak buzdolabında saklayın. İşte nar ekşimiz hazır. Salatalarınızda ve yemeklerinizde afiyetle kullanın.

Nar Ekşisi Yapmanın Püf Noktaları

  • Nar taneleri zarlarından mutlaka temizlenmelidir.
  • Narların ekşi olması gerekir.
  • Pekmez kıvamı aldığında ocaktan alınmalıdır.
  • Ocaktan almadan 5 dakika önce tuz atılmalıdır. Aksi taktirde mayalanmaya devam eder ve şarap olmaya başlar.
  • Kesinlikle çelik tencere kullanılmalıdır.
 

American Shorthair Özellikleri ve Bakımı

En eski kedi cinslerinden biri olan American shorthair aslen İngiltere kökenli bir kedi cinsidir. Bir kargo gemisi ile Amerika’ya göç eden bu cins göçmen kedi olarak da bilinir. British shorthair kedi cinsinin akrabası olan Amerikan shorthair, 1906 yılında bir kedi cinsi olarak resmen tanındı. Dünyanın en popüler kedi cinsleri arasında yer alan ve Amerika’da en çok beslenen kedi cinslerinden biridir. Bu sevimli dostumuzu daha yakından tanımak isterseniz işte American shorthair özellikleri ve bakımı hakkında bilinmesi gerekenler.

American Shorthair Özellikleri

Orta büyüklükte bir kedi cinsidir ve oldukça sağlam bir vücut yapısına sahiptir. Ağırlıkları 3-5,5 kg arasında değişir. Omuzları geniş, bacakları vücudu ile orantılı orta uzunlukta ve patileri yuvarlaktır. Badem şeklindeki gözleri, tombul yanakları ve kareyi andıran burnu ile oldukça sevimli bir görüntüsü vardır.

Tüyleri kısa ve ince olmasına rağmen soğuk hava koşullarına dayanıklıdır. Tüy rengi olarak pek çok renk görülse de genel renkleri siyah, krem ve kahverengidir. Genel renkleri dışında olan renklerin temel özelliği açık tonda olmasıdır. Ancak bu lila ve çikolata rengi için geçerli değildir. Göz rengi olarak bakır, yeşil ve altın renkleri görülebilir.

Karakteri ve Genel Huyları

Amerikan shorthair, son derece uyumlu ve mükemmel bir karaktere sahiptir. Oldukça dost canlısıdır ve çocuklarla, diğer evcil hayvanlarla çok iyi geçinir. Yediden yetmişe herkes için mükemmel bir dost olan Amerikan shorthair aynı zamanda çok sadık bir kedi cinsidir.

Amerikan shorthairlerin avcılık içgüdüleri oldukça gelişmiştir. Özellikle kuş ve fare avlamakta ustadırlar. Bu nedenle pencere ve balkon kapılarının kapalı olmasında fayda vardır. Aynı zamanda oyun oynamayı çok seven bu sevimli dostumuzun avcılık yeteneği göz önünde bulundurulduğu taktirde olta oyuncağı onun için çok iyi bir tercih olacaktır.

Sürekli ilgi istemese de sizinle vakit geçirmekten ve  yatağınızın ucunda yada koltukta her zaman yanınızda olmaktan büyük mutluluk duyar.

American shorthair akıllı ve eğitilebilir bir kedi cinsidir-koltuğunuz yerine tırmalama tahtasını kullanmayı öğretebilirsiniz.

American Shorthair Bakımı

 

American shorthair bakımı oldukça kolay bir kedi cinsidir. Tüylerini haftada birkaç kez taramanız yeterlidir. Dişlerini düzenli olarak fırçalamak, tırnaklarını iki haftada bir kesmek ve kulaklarını haftada bir kontrol etmek yeterlidir. Eğer kulak kiri varsa elma sirkesi ve ılık su karışımı ile nemlendirilmiş bir pamukla veya nemlendirilmiş yumuşak bir bezle silebilirsiniz.

American shorthair yemek yemeyi sever ve obezite eğilimi olan bir kedi cinsidir. Bu nedenle beslenmesine dikkat edilmeli ve mamasını ölçerek vermek gerekir.

American shothair genel olarak sağlıklı bir ırktır ve diğer kedi cinslerinde olduğu gibi çok fazla genetik olarak yatkın olduğu hastalıklar yoktur. Sadece kedilerde sık görülen hipertrofik kardiyomiyopati bu ırkta görülmektedir. Ortalama yaşam süresi 15-20 yıl olan bu sevimli dostlarımıza düzenli veteriner kontrolü ile sağlıklı ve mutlu bir yaşam sunabilirsiniz.

Chartreux Kedi Cinsi Özellikleri ve Bakımı

Kökeni Fransa olan Chartreux, dünyanın en eski kedi ırklarından biridir. Çok iyi bir fare avcısı olan bu sevimli dostlarımız dünyada en çok tercih edilen kediler arasında yer almaktadır. Montreal Uluslararası Caz festivalinin maskotu olan Chartreuxlar 1931 yılından sonra yetiştiricilerin üretimi durdurması ile yok olma eşiğine geldi. Daha sonra Mavi rus kedisi (Russian Blue) ve British shorthair gibi kedi cinsleri kullanılarak tekrar geliştirildiler. Pek çok açıdan British shorthaira benzemesi sebebiyle de CFA tarafından ayrı bir ırk olarak kabul edilse de GCCF tarafından ayrı bir ırk olarak kabul edilmemiştir. Bu sevimli dostumuzu daha yakından tanımak isterseniz işte Chartreux kedi cinsi özellikleri ve bakımı hakkında bilinmesi gerekenler.

Chartreux Özellikleri ve Bakımı

Yuvarlak ve geniş bir kafa yapısına sahip olan Chartreuxlar gelişmiş bir vücut ve kemik yapısına sahiptir. Bacakları British shorthairden daha ince olsa da kemik yapısı olarak en az British shorthair kadar güçlüdür ve yuvarlak patileri vardır. Tombul yanakları ve gülümseyen yüz ifadesi ile oldukça sevimlidir.

Gözleri bakır ve altın tonlarındadır. Kısa, kalın ve sık tüylere sahip olan Chartreuxların tüyleri genellikle gri yada mavi renklidir. Yavru iken tekire benzer desenlerde görülse de gelişimini tamamladıktan sonra tüy rengi maviye döner. Chartreux kedisi gelişimini çok geç tamamlayan bir kedi cinsidir ve bu süreç 4 yada 5 yaşına kadar sürer. Kuyrukları orta uzunlukta ve uca doğru incelir. Ortalama ağırlıkları 3-5 kg arasında değişmektedir.

Karakter ve Genel Huyları

Akıllı, sevgi dolu ve sadık olan bu kediler uysal kedi cinsleri arasında yer alır. Çok sessizdir ve nadiren miyavlar. O kadar sessizdir ki ihtiyaçlarını bile miyavlayarak anlatmak yerine gözleri ile anlatmayı tercih eder.

 

Mükemmel bir aile dostu olan bu sevimli dostumuz çocuklarla ve diğer evcil hayvanlarla iyi geçinir fakat yabancılara karşı mesafelidir. Tüm aile üyeleri ile arası çok iyi olsa da bir kişiye daha fazla bağlanma eğilimindedir ki bu kişide ihtiyaçlarını karşılayan kişidir.

Çok enerjik olmasa da oyun oynamaktan büyük keyif alır. Aynı zamanda sahibinin kucağında vakit geçirmeyi çok sever. Fakat sürekli olarak ilgi beklemediği için uzun süre olmamak kaydı ile evde yalnız kalabilir.

Chartreux Bakımı

Chartreuxlar tüylerinin taranmasından hoşlanmazlar. Fakat tüyleri yoğun olduğu için haftada 1-2 kez taramanız yeterlidir. Düzenli olarak dişlerinin temizlenmesi ve iki haftada bir tırnaklarının kesilmesi gerekmektedir. Kulaklarını haftada bir kontrol etmeli ve kir varsa yumuşak bir bezle temizlenmelisiniz. Gözlerinde çapak yada akıntı olduğu taktirde yumuşak bir bezle nazikçe silmeniz yeterlidir.

Chartreux çok enerjik bir kedi olmadığı için kilo almaya eğilimlidir. Bu nedenle beslenmesine dikkat etmeli yaşına uygun kaliteli kuru mama ile beslenmeli ve mama miktarına dikkat edilmelidir.

Ortalama ömrü 12-15 yıl olan Chartreuxlar genel olarak sağlıklı kedilerdir. Diğer kedi cinslerinde rastlanan genetik hastalıkların pek çoğu bu kedilerde görülmez. Fakat patellar luxation, polikistik böbrek hastalığı ve idrar yolunda taşlar görülebilir. Düzenli veteriner kontrolü ile bu sevimli dostlarımıza sağlıklı ve mutlu bir yaşam sunabilirsiniz.

Armutun Faydaları Nelerdir? Armut Neye İyi Gelir?

0

Armut, sevilerek tüketilen ve içerdiği vitamin ve mineraller ile sağlık açısından pek çok faydası olan bir meyvedir. Antioksidanlar, lif, A vitamini, K vitamini, potasyum ve bakır mineralleri açısından zengindir. Aynı zamanda az miktarda folat, provitamin A ve niasin içeren armutun faydaları nelerdir, armut neye iyi gelir? İşte ayrıntılar…

Armutun Faydaları Nelerdir?

  • 1 orta boy armut (178 gram) 6 gr lif içerir. Günlük lif ihtiyacın %22’sini karşılayan armut, mükemmel bir çözünür ve çözünmez lif kaynağıdır. Bağırsakların düzenli çalışması ve genel sindirim sağlığını desteklemeye yardımcı olabilir. Armuttan en fazla lifi almak için kabuğu ile yenilmesi gerekir.
  • Armutlar, bu meyvelere farklı renkleri veren bitki bileşikleri içerir. Antosiyaninler bazı armutlara kırmızı rengini verirken yeşil armut göz sağlığı açısından faydalı olan lutein ve zeaksantin açısından zengindir. Antosiyanin açısından zengin besinler tüketmek kalp hastalığı riskini azaltmaya yardımcı olabilir. Kırmızı armut tüketmek kalp sağlığını korumaya, yeşil armut ise göz sağlığını korumaya yardımcı olabilir.
  • Daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulsa da armutlar kanserle mücadele edebilecek bitki bileşikleri içermektedir. Birkaç çalışma armut da dahil olmak üzere meyveler açısından zengin beslenmenin akciğer, mide ve mesane gibi bazı kanser türlerine karşı koruma sağlayabileceğini göstermiştir (1).
  • Özellikle kırmızı armutlar lif ve antosiyanin içeriği ile diyabet riskini azaltmaya yardımcı olabilir.
  • Armut, quercetin ve procyanidin gibi güçlü antioksidanlar içerir. Bu iki antioksidan kan basıncını düşürmeye ve kolesterolü iyileştirmeye yardımcı olabilir ve kalp sağlığını koruyabilir.
  • Armut antiinflamatuar özelliklere sahiptir. İltihabı azaltmaya ve bazı hastalıklardan korumaya yardımcı olabilecek antioksdianlar olan flavonoid kaynağıdır. Flavonoid açısından zengin besinler tüketmek kalp hastalığı ve diyabet riskini azaltmaya yardımcı olabilir.
  • Armudun su oranı yüksektir ve lif bakımından zengindir. Lif ve su uzun süre tokluk hissi vererek fazla kalori alımını engeller ve kilo vermeye yardımcı olabilir.
  • Aynı zamanda armut kemik sağlığı açısından önemli olan vitamin ve mineraller içerir-kalsiyum, fosfor, magnezyum, bakır ve manganez gibi. Bu mineraller kemiklerin güçlü kalmasına yardımcı olarak osteoporoz gibi rahatsızlıkların önlenmesinde yardımcı olabilir.
  • İçerdiği antioksidanlar sebebiyle bağışıklık sisteminin güçlenmesine yardımcı olur.

Bu meyvenin besinlerinin çoğunu barındırdığı için kabuğu ile birlikte yenmesi gerekmektedir. Tüm meyveler gibi armut da fruktoz bakımından yüksektir. Bu nedenle günde 1 veya 2 adet armut tüketmeniz önerilir.

Herhangi bir sağlık probleminiz, kullanmakta olduğunuz ilaç varsa tüketmeden önce mutlaka doktorunuza danışmanız gerekir. Sitede yer alan yazılı ve görsel içerikler farklı kaynaklardan derlenerek bilgilendirme amaçlı hazırlanmış olup, herhangi bir doktor muayenesinin yerini alamaz. Doktor muayenesi ve tedavisi yerine kullanılamaz. Sağlığınızla ilgili durumlarda lütfen uzman bir doktora danışın.

Referanslar: https://www.healthifyme.com/blog/top-10-reasons-why-pears-must-be-a-part-of-your-diet/, https://www.healthline.com/nutrition/benefits-of-pears#:~:text=Pears%20are%20a%20powerhouse%20fruit,many%20of%20this%20fruit’s%20nutrients.  

Papillon Köpek Cinsi Özellikleri ve Bakımı

Papillon köpek cinsi, kelebeğe benzeyen kulakları ile ülkemizde çok sevilen küçük köpek ırklarından biridir. Fransa kökenli ve tarihleri çok eskilere dayanan bu sevimli köpek cinsi, rönesans döneminde pek çok tabloya konu olmuştur. Sevimliliği ile oldukça popüler olan bu dostumuzu yakından tanımaya ne dersiniz? İşte Papillon köpek cinsi özellikleri ve bakımı hakkında bilinmesi gerekenler…

Papillon Köpek Cinsi Özellikleri

Oldukça küçük ebatlara sahip olan Papillon, uzun tüylere ve kuyruğa sahiptir. Uzun tüylü ve sırtında kıvrık taşıdığı kuyruğu sebebiyle bir dönemler sincap spaniel olarak da adlandırılmıştır. Ağırlığı erkeklerde 4-5 kg, dişilerde 3-4 kg arasındadır. Boyları ise 20-28 cm arasında değişmektedir.

Uzun beyaz kürkünün üzerinde kızıl hariç her renkten lekeler görülür. Bu lekeler kulak ve gözlerini kaplamalıdır. Kulakları çoğu zaman dik olsa da bazen düşük olabilir. Burnu hafif sivri ve burun kısmı kısadır.

Papillon Köpek Cinsi Karakteri

Papillon zeki bir köpek cinsidir ve en zeki köpekler arasında ilk 10 da yer alır. Bu nedenle eğitilmesi çok kolay olsa da tuvalet eğitimi sorun yaşatabilir. Kendilerine çok güvenirler ve pek çok küçük köpek ırkında olduğu gibi kendilerinden büyük köpeklere bile kafa tutarlar. Hırçın tavırları bulunmaz ancak sahibine çok bağlıdır ve bu durum koruma amaçlı saldırganlığa dönüşebilir. Bu nedenle yavruluk döneminde sosyalleştirilmesi önemlidir.

Sosyalleştirildikleri taktirde çocuklarla ve kedilerle arası iyi olsa da kendi ırkı dışındaki köpeklerle arası pek iyi değildir. Hassas yapıları nedeniyle çok küçük çocuklu aileler için uygun bir köpek cinsi değildir. Yabancılara karşıda mesafeli davranabilir. Her ne kadar havlamaya eğilimli olsa da eğitimle bu sorun aşılabilir ve aşıldığı taktirde apartman hayatına kolay uyum sağlar. Özellikle ev dışında oyun oynamayı çok seven bu sevimli dostumuz enerjik bir köpek cinsidir. Elbette burada anlatılanlar Papillon’un genel karakter özellikleridir. Bu özelliklerden tamamen farklı karakterde Papillon’lar da bulunabilir.

Papillon Bakımı

Papillon tüyleri uzun olsa da çok fazla tüy döken bir ırk değildir. İpeksi, uzun tüylerini haftada bir, iki kez taramanız yeterlidir. Banyo ihtiyacı yoktur fakat gerekli durumlarda yıkanabilir. Tırnaklarını iki haftada bir kesmeli ve dişlerini düzenli olarak fırçalamanız gerekir.

Papillon’da diğer pek çok köpek ırklarında olduğu gibi egzersize ihtiyaç duyar. Fiziksel ve ruhsal sağlıkları için günlük iki veya üç kez 20-30 dakikalık yürüyüşlere veya oyun zamanına ihtiyaçları vardır.

Beslenmesinde yaşına ve sağlık durumuna uygun kaliteli kuru mama günde iki öğün olarak verilmelidir. Dizleri hassas olduğu için kilo almamasına özen gösterilmelidir.

Ortalama yaşam süresi 13-16 yıl olan Papillon genellikle sağlıklı bir ırktır. Fakat diğer köpek cinslerinde olduğu gibi genetik olarak yatkın oldukları hastalıklar bulunmaktadır. Bunlar;

  • Diz kapağı çıkığı
  • Progressif retinal atrofi
  • Hipoglisemi gibi hastalıklardır.

Düzenli veteriner kontrolü ile bu sevimli dostlarımıza sağlıklı ve mutlu bir yaşam sunabilirsiniz.

Elmanın Faydaları Nelerdir? Elma Neye İyi Gelir?

0

En sık tüketilen meyvelerden biri olan elma, içerdiği vitamin ve mineraller ile tam bir sağlık deposu. İçerdiği A, B1, B2, B6, C, E ve K vitaminleri, potasyum, manganez ve bakır mineralleri ile elmanın faydaları nelerdir? İşte pek çok araştırma ile desteklenmiş olan elmanın faydaları

Elmanın Faydaları Nelerdir?

  • Elma güçlü bir antioksidan olan C vitamini açısından zengin bir meyvedir. C vitamini bağışıklık sistemini güçlendirmeye ve hücreleri yenilemeye yardımcı olur.
  • Elma lif ve su bakımından zengindir-orta boy bir elma 4 gram lif içerir. Yapılan bir çalışmada elma yiyen kadınların, aynı kalori ve lif içeriğine sahip farklı besin tüketenlere oranla 1 kg daha fazla kilo kaybettiklerini ve daha az kalori aldıklarını göstermiştir(1). Elma, yüksek lif içeriği ile kilo vermeye yardımcı olabilir.
  • Elma polifenol antioksidan içeriği ile tip 2 diyabet riskini azaltmaya yardımcı olabilir.
  • Elma prebiyotik görevi gören bir tür lif olan pektin içerir. Bu, bağırsaklardaki iyi bakterileri artırmaya yardımcı olarak sindirim sistemini düzenlemeye yardımcı olabilir. Kabızlık ve ishalin giderilmesinde yardımcıdır.
  • İçerdiği antioksidan ve iltihap önleyici bileşikler ile ciğerleri oksidatif hasardan korumaya yardımcı olarak astıma karşı korumaya yardımcı olabilir.
  • Daha çok elmanın kabuğunda bulunan polifenoller, kan basıncını ve LDL “kötü” kolesterol seviyesini düşürmeye yardımcı olabilir. Kalp hastalığı için önemli bir risk teşkil eden bu iki faktörü düşürmeye yardımcı olması sebebiyle elma, kalp hastalığı riskini azaltmaya yardımcı olabilir.
  • Elmada bulunan antioksidan ve anti-enflamatuvar bileşikler beyin sağlığını korumaya yardımcı olarak Alzheimer gibi hastalıkların oluşumunu önlemeye yardımcı olabilir.
  • Kemik sağlığı açısından önemli olan K vitamini içeriği ile kemiklerin güçlenmesine yardımcı olabilir. Kadınlarda menopozla ilgili kemik kaybını önlemeye yardımcı olabilir.
  • Elmalarda bulunan bitki bileşikleri kanserle savaşmaya yardımcı olabilir. Bilim adamları, elmada bulunan bitki bileşiklerinin antioksidan ve anti-enflamatuvar etkilerinin potansiyel kanser önleyici olduklarına inanıyorlar.
  • Elma, bakterileri ağızdan uzaklaştıran ve tükürük üretimini artıran malik asit içerir. Aynı zamanda diş ve diş etlerini koruyan vitamin ve mineraller açısından zengindir.

Elmanın yeşil ve kırmızı olmak üzere çeşitleri vardır. Kırmızı elma renginden dolayı antioksidan bakımından yeşil elmaya oranla daha zengindir. Aynı zamanda yukarıda bahsedilen faydalarından yararlanabilmek için elmayı kabuğu ile yemeniz gerekmektedir.

Herhangi bir sağlık probleminiz, kullanmakta olduğunuz ilaç varsa tüketmeden önce mutlaka doktorunuza danışmanız gerekir. Sitede yer alan yazılı ve görsel içerikler farklı kaynaklardan derlenerek bilgilendirme amaçlı hazırlanmış olup, herhangi bir doktor muayenesinin yerini alamaz. Doktor muayenesi ve tedavisi yerine kullanılamaz. Sağlığınızla ilgili durumlarda lütfen uzman bir doktora danışın.

Referanslar: https://www.healthline.com/nutrition/10-health-benefits-of-apples, https://food.ndtv.com/food-drinks/apple-fruit-benefits-8-incredible-health-benefits-of-apple-that-you-may-not-have-known-1761603

Üzümün Faydaları Nelerdir? Üzüm Neye İyi Gelir?

0

Üzüm, binlerce yıldır dünya üzerinde ılıman iklime sahip olan tüm ülkelerde yetiştirilmektedir. Yeşil, kırmızı ve siyah gibi çeşitleri olan üzüm salkım halinde, çekirdekli veya çekirdeksiz olabilir. Üzüm, yüksek besin değeri ve antioksidan içeriği ile sağlık açısından çok sayıda faydası olan bir meyvedir. Peki üzümün faydaları nelerdir, üzüm neye iyi gelir? İşte üzüm yemenin faydaları.

Üzümün Faydaları Nelerdir?

  • Üzüm çok sayıda antioksidan bileşikler içermektedir. Kırmızı üzüm, rengini veren antosiyeninler nedeniyle daha fazla antioksidan içerir. Antioksidanlar, oksidatif strese neden olan serbest radikallerin hücrelerimize verdiği hasarı onarmaya yardımcı olur. Oksidatif stres diyabet, kalp hastalıkları, kanser gibi kronik rahatsızlıklara neden olur. Bu nedenle üzüm yemek kronik hastalıkları önlemeye yardımcı olabilir.
  • Üzüm içerdiği potasyum sayesinde kan basıncını düzenleyeme yardımcı olabilir.
  • Özellikle kırmızı üzümde bulunan bileşikler, yüksek kolesterol seviyelerine karşı koruma sağlayabilir. (1)
  • Yüksek kan basıncı ve kolesterol kalp hastalıkları için önemli bir risk teşkil eder. Üzüm, kan basıncını ve kolesterolü düşürmeye yardımcı olabilir ve kalp sağlığını koruyabilir.
  • Üzümde bulunan faydalı bitki bileşikleri kolon ve meme kanseri dahil olmak üzere çeşitli kanser türlerine karşı koruma sağlamaya yardımcı olabilir.
  • Üzümler göz sağlığı açısından faydalı olan lutein, zeaksantin ve resveratrol içerir. Bu bileşikler katarakt, yaşa bağlı maküler dejenesyon gibi hastalıklara karşı koruma sağlamaya yardımcı olabilir.
  • Üzümün şeker oranı yüksek olmasına rağmen glisemik indeksi düşüktür. Bununla birlikte yapılan bir çalışma, üzümde bulunan resveratrolün kan şekeri seviyesini düşürerek insülin duyarlılığını artırdığını göstermiştir(2). Bu nedenle üzüm yemek yüksek kan şekerine karşı koruma sağlayarak diyabetten korunmaya yardımcı olabilir.
  • Her ne kadar daha fazla insan çalışmasına gerek duyulsa da üzümde bulunan bileşikler hafızayı geliştirerek Alzheimer gibi hastalıkların oluşumunu engellemeye yardımcı olabilir.
  • Üzüm kemik sağlığı açısından önemli olan K vitamini, kalsiyum, potasyum, magnezyum, manganez ve fosfor gibi önemli mineraller içerir. Bu nedenle kemik yoğunluğunu artırmaya yardımcı olabilir.
  • Üzüm, bağışıklık sistemini güçlendirmeye yardımcı olan iyi bir C vitamini kaynağıdır. Bakteri ve enfeksiyonlara karşı koruma sağlamaya yardımcı olabilir. Aynı zamanda üzümün içerdiği resveratrol da gıda kaynaklı hastalıklara karşı koruma sağlar, yaşlanmayı yavaşlatmaya yardımcı olabilir.
151 gram yeşil veya kırmızı üzümün besin değeri:
Kalori: 104 Protein: 1,1 gram Yağ: 0,2 gram Karbonhidrat: 27,3 gram Lif: 1,4 gram C Vitamini: Günlük ihtiyacın %27’si K Vitamini: Günlük ihtiyacın %28’i Riboflavin: Günlük ihtiyacın %6’sı Tiamin: Günlük ihtiyacın %7’si B6 Vitamini: Günlük ihtiyacın %6’sı Potasyum: Günlük ihtiyacın %8’i Manganez: Günlük ihtiyacın %5’i Bakır: Günlük ihtiyacın %10’u

Herhangi bir sağlık probleminiz, kullanmakta olduğunuz ilaç varsa tüketmeden önce mutlaka doktorunuza danışmanız gerekir. Sitede yer alan yazılı ve görsel içerikler farklı kaynaklardan derlenerek bilgilendirme amaçlı hazırlanmış olup, herhangi bir doktor muayenesinin yerini alamaz. Doktor muayenesi ve tedavisi yerine kullanılamaz. Sağlığınızla ilgili durumlarda lütfen uzman bir doktora danışın.

Sağlıklı, mutlu günler… Referans: https://www.healthline.com/nutrition/benefits-of-grapes#TOC_TITLE_HDR_12

Devon Rex Kedi Cinsi Özellikleri ve Bakımı

Devon rex, değişik görüntüsü ile dünyada oldukça popüler bir kedi cinsidir. Kocaman gözleri, kulakları ve belirgin elmacık kemikleri ile kediler aleminin E.T si olarak bilinirler. 1950’li yıllarda ortaya çıkan ve ismini İngiltere’nin Devon şehrinden alan bu sevimli dostumuzun Sfenks kedilerinin gelişiminde kullanıldığı bilinmektedir.

Devon Rex Özellikleri

Orta boy kedi ırkları arasında yer alan Devon rexler kaslı bir vücut yapısına sahiptir. Ağırlıkları dişi ve erkeklerde 3-5 kg arasında değişmektedir. Tüyleri kısa, yoğun ve kıvırcıktır. Bununla birlikte neredeyse tüysüz olan Devon rexler de bulunmaktadır. Tüyleri her renk ve desende görülebilir.

En belirgin fiziksel özellikleri ise üçgen şeklindeki kafa yapısı, büyük üçgen şeklindeki kulakları, kocaman oval gözleridir. Göz rengi tüy rengine göre değişiklik gösterse de genellikle mavi veya sarı tonlarındadır. Elmacık kemikleri oldukça belirgindir. Kuyrukları vücutlarına oranla uzundur. göğüs kısmı geniş olan Devon rexlerin arka bacakları ön bacaklarına oranla daha uzundur.

Karakteri devon rex

Devon rex, enerji dolu bir kedi cinsidir ve zıplamayı, tırmanmayı çok sever. Çocuklarla oyun oynamaya bayılır ve çok iyi bir arkadaştır. Sadece çocuklarla değil, tüm insanlarla ve diğer kedi ve köpeklerle de iyi geçinen Devon rexler mükemmel bir aile dostudur.

Sahibi ile çok güçlü bağ kurar ve insanların onunla ilgilenmesinden çok mutlu olur. Karmaşık oyunları öğrenebilecek kadar zekidir. Eğlenceli ve aynı zamanda yaramaz olan Devon rexler sahiplerinin omuzunda olmaktan büyük keyif alır. Oyun yetenekleri çok gelişmiştir ve oyuncağa pek ihtiyaçları yoktur. Bulduğu ufak bir eşya ile oynamak bile ona yetecektir.

Devon Rex Bakımı

Tüyleri kısa olduğu için haftada bir kez taranması yeterlidir. Fakat vücutları yağlandığı için banyoya ihtiyaç duyarlar. Kulakları büyük olduğu için enfeksiyonlara açıktır. Bu nedenle düzenli olarak kontrol edilmeli ve kulak kiri varsa temizlenmelidir. Diğer kedi cinslerinde olduğu gibi tırnakları iki haftada bir kesilmelidir.

Tüyleri az olduğu için kış aylarında çok üşürler ve giydirilmeleri gerekir. Aynı şekilde yaz aylarında da derileri hassas olduğu için güneşin yoğun olduğu saatlerde dışarı çıkmaması gerekir.

Devon rex ortalama yaşam süresi 9-15 yıldır. Fakat bu süre 12-16 yıla kadar çıkabilir. Genel olarak sağlıklı bir kedi cinsidir. Fakat dermatolojik sorunlara karşı yatkınlıkları vardır. Bunun dışında kalıtsal olarak hipertrofik kardiyomiyopati ve myastenia hastalığına yatkınlıkları vardır. Düzenli veteriner kontrolü ile bu değişik görünümlü dostlarımıza sağlıklı ve mutlu bir yaşam sunabilirsiniz.

Tüller Nasıl Beyazlatılır? İşte En Etkili Yöntemler

0

Genellikle pek çok kişi daha ferah bir ortam ve bütün renklerle uyum sağladığı için beyaz tül tercih eder. İlk asıldığı zaman kar beyazı olan tüller zamanla gerek evin içinde oluşan toz, gerekse dışarıdan gelen faktörler sonucu grileşmeye başlar.  Pek çoğumuz grileşen veya sararan tülleri çamaşır makinesinde yıkadıktan sonra elde edilen sonuçtan pek memnun kalmayız. Çünkü ilk günkü beyazlığı yakalamak kolay değildir. Peki tüller nasıl beyazlatılır ve ilk günkü beyazlığı nasıl elde edebilirsiniz? İşte en etkili yöntemler..

Tüller Nasıl Beyazlatılır?

Hemen hemen her evde bulunan malzemelerle yıkama öncesinde veya yıkama esnasında uygulanan yöntemlerle tüllerinizin ilk günkü beyazlığına kavuşması mümkün. İşte bunlarda ilki:

Karbonat

Karbonatın beyazlatma yeteneği tüllerinizi beyazlatma konusunda da sizlere yardımcı olmaktadır. Tüllerinizi yıkarken çamaşır deterjanınıza iki çorba kaşığı karbonat ekleyerek yıkayın. Tülleriniz fazla grileşmiş veya sararmış ise, yıkamadan bir gün önce karbonatlı suda bekletmeniz ve daha sonra çamaşır deterjanı ile yıkamanız yeterli olacaktır. Tüllerinizin ilk günkü gibi bembeyaz olduğunu göreceksiniz.

Sirke veya Limon

Özellikle sirke, temizlik konusunda kendisinden çok fazla yardım aldığımız etkili malzemelerden biridir. Tüllerinizi beyazlatmak içinde kendisinden yardım alabilirsiniz. Ilık suya yarım bardak limon yada bir bardak sirke ekleyerek birkaç saat veya daha iyi bir sonuç için bir gece bekletin. Daha sonra çamaşır makinesinde yıkayın. Dilerseniz çamaşır makinenizin deterjan gözüne bir miktar sirke koyarak da yıkayabilirsiniz.

Şeker

Tüllerinizi yıkarken az miktarda deterjanla birlikte tüllerinizin arasına 2-3 adet küp şeker veya iki tatlı kaşığı toz şeker koyarak yıkayın. Dilerseniz toz şekeri çamaşır deterjanına ilave edebilirsiniz.

Bulaşık Makinesi Tableti ve Şeker

Tüllerinizi beyazlatmanın bir diğer yöntemi ise bulaşık makinesi tabletinden yardım almaktır. İsterseniz sadece bulaşık makinesi tabletini kullanabilir veya şekerle birlikte daha etkili bir sonuç alabilirsiniz. Bunun için, tülleri çamaşır makinesinin içine yerleştirin ve içine bir adet bulaşık makinesi tableti koyun. Çamaşır makinenizin deterjan bölümüne çamaşır deterjanı ve iki tatlı kaşığı (tepeleme) şeker ilave ederek  tüllerinizi yıkayın. Sonuç inanılmaz…

Tüllerinizi yıkarken deterjanın tülün her yerine nüfuz edebilmesi için çamaşır makinenizi fazla doldurmayın. Eğer mümkünse tüllerinizi tek tek yıkamaya özen gösterin.

 

Saint Bernard Köpek Cinsi Özellikleri ve Bakımı

Saint Bernard, İşviçre kökenli bir köpek cinsi olup tarihleri çok eskilere dayanır. Araştırmalara göre, Danua ve Pirene köpek cinsinin karışımı bir ırk olduğu söylenmektedir. İnanılmaz koku alma yeteneği ile arama kurtarma köpeği olarak tercih edilen bu  dostumuzu yakından tanımak ister misiniz? İşte Saint Bernard köpek cinsi özellikleri ve bakımı hakkında bilinmesi gerekenler.

Saint Bernard Köpek Cinsi Özellikleri

Saint Bernard büyük, güçlü ve kaslı bir köpek cinsidir. Dengeli bir vücut yapısı olan Saint Bernard yetişkin erkelerde yükseklik ortalama 70-76 cm, dişilerde ise 65-71 cm dir. Ağırlıkları erkeklerde 63-81 kg, dişilerde 54-63 kg arasında değişir.

Kendine has, sağlam ve büyük bir kafa yapısına sahiptir. Kulakları orta büyüklükte ve aşağı doğru kıvrılır. Muhteşem koku alma yeteneğine sahip olan burunları kareyi andırır bir şekle sahiptir ve büyüktür. Burun delikleri geniş ve burun bölgesi kısadır. Kahverengi gözleri orta büyüklüktedir ve alt göz kapakları tamamen kapanmaz.

Ayakları güçlü, büyük ve kavislidir, buda onların karda yada buzda sağlam basmalarını sağlamaktadır. Vücudu ile orantılı kuyruğu geniş ve kuvvetlidir.

Saint Bernard çift katmanlı bir kürke sahiptir ve uzun yada kısa tüylü olmak üzere iki farklı yapıda görülebilir. Uzun tüylü olan Saint Bernard’lar da üst katman orta uzunlukta ve düzdür, kısa tüylü olanlarda ise tüyler sert, düz ve yoğundur. Tüy rengi olarak beyaz üzerine kızıl veya kızıl üzerine beyaz renk dağılımı vardır. Yüz ve kulaklar genellikle siyah renkle gölgelenmiştir.

Saint Bernard Karakteri

Koca cüssesinin içinde yumuşak bir kalp barındıran Saint Bernard, oldukça nazik ve toleranslı bir köpek cinsidir. Çocuklarla iyi geçinir ve dikkatlidirler. Büyük boyutları nedeniyle eğitmeye erken yaşta başlamak önemlidir. Zeki ve memnun etmeye isteklidirler fakat inatçılık gösterebilirler.

Ailesine inanılmaz bağlıdır ve onlarla çok güçlü bağlar kurarlar. İlgiyi severler fakat ilgi budalası değillerdir. Saint Bernard, yabancılara karşıda dost canlısıdır ve şüpheci davranmaz. Fakat aile üyelerinin tehlikede olup olmadığını fark edebilir ve onları korur. Sebepsiz havlayan yada saldıran bir köpek cinsi değildir.

Saint Bernard, kendi cinside dahil tüm hayvanlarla iyi geçinen nazik bir devdir. Bu nazik devlerin  olumsuz yanı salya ve horlama problemlerinin olmasıdır.

Saint Bernard Bakımı

Saint Bernardların tüylerini haftada bir kez taramak, tüylerinin parlak ve bakımlı görünmesi açısından yeterlidir. Yılda iki kez yoğun tüy dökerler, bu dönemlerde her gün taramanız gerekmektedir. İhtiyaç halinde banyo yaptırılabilir. Tırnakları doğal yolla aşınmadıysa düzenli olarak kesilmeli ve dişleri düzenli olarak fırçalanmalıdır. Enfeksiyonlara karşı kulakları sürekli kontrol edilmeli ve kulak kiri oluştuğu taktirde temizlenmelidir.

Saint Bernard güçlü bir köpek cinsi olmasına rağmen enerji seviyesi yüksek değildir. Günlük uzun bir yürüyüş fiziksel ve mental sağlığı açısından yeterlidir.

Saint Bernard yemek yemeyi sever ve kilo almaya eğilimlidir. Her zaman yiyecekleri dışarıda bırakmak yerine günde iki öğün kaliteli kuru mama ile beslemeniz yeterlidir. miktar konusunda emin değilseniz veterinerinize danışabilirsiniz.

Saint Bernard ortala yaşam süresi 10-12 yıldır ve genel olarak sağlıklı bir ırktır. Ancak tüm ırklar gibi genetik olarak yatkın oldukları bazı sağlık problemleri bulunmaktadır. Bunlar;

  • Kalça ve dirsek displazisi
  • Entropion
  • Epilepsi
  • Katarakt
  • Kardiyomiyopati
  • Mide büyümesi
  • Diyabet gibi hastalıklardır.

Düzenli veteriner kontrolü ile bu iri cüsseli dostlarımıza sağlıklı ve mutlu bir yaşam sunabilirsiniz.

   

Kimyonun Faydaları Nelerdir? Kimyon Neye İyi Gelir?

0

Kimyon (Cuminum cyminun), Asya ve Akdeniz bölgesinde yetişen yapraklı bir bitkidir. Bitkinin küçük tohum şeklindeki meyvesine kimyon denir ve baharat olarak tüm dünyada popülerdir. Yemeklere lezzet katmak için kullanılan kimyonun faydaları nelerdir, kimyon neye iyi gelir? İşte detaylar.

Kimyonun Faydaları Nelerdir?

  • Kimyon, antioksidan görevi gören maddeler içerir. Antioksidanlar, hücreleri serbest radikal hasarından koruyan bileşiklerdir ve daha sağlıklı hissetmenize yardımcı olur. Aynı zamanda cildin yaşlanmasını önlemeye ve bağışıklık sisteminin güçlenmesine yardımcı olur.
  • Kimyon sindirim problemlerini hafifletmeye yardımcı olabilir. Yüzyıllardır gaz giderici olarak ve ishal tedavisinde kullanılmaktadır. Yapılan çalışmalarda kimyonun irritabl bağırsak sendromu semptomlarını iyileştirmeye yardımcı olabileceği gözlemlenmiştir. (1)
  • Daha fazla araştırmaya ihtiyaç olsa da kimyon kilo vermeye yardımcı olabilir.
  • Kimyon, kalbe ve kolesterol seviyesine zarar veren yüksek yağ seviyelerini kontrol etmeye yardımcı olan hipolipidemik özelliklere sahiptir. Bu özelliği ile kolesterolü düşürmeye yardımcı olabilir.
  • Kimyon, anti-enflamatuar, antiseptik bir etkiye sahiptir. Bu sebeple vücuttaki ağrı ve iltihabın azalmasına yardımcı olabilir. Antiseptik özelliği ile enfeksiyonlara ve gıda kaynaklı hastalıklara karşı korumaya yardımcıdır.
  • Kimyon, merkezi sinir sistemini uyararak hafızanın güçlenmesine ve Parkinson hastalığının tedavisine yardımcı olabilir.
  • Kimyon içerdiği bileşenlerle uykusuzluğa neden olan stres ve kaygıyı hafifletmeye yardımcı olabilir.
  • Kimyon zengin bir demir kaynağıdır. Bir çay kaşığı kimyon, günlük demir ihtiyacının neredeyse % 20’sini karşılamaktadır. Bu nedenle anemi semptomlarının hafifletilmesine yardımcı olabilir.
  • Kan şekeri seviyesini kontrol etmeye yardımcı olabilir.
  • Kimyon balgam söktürücü olarak etki gösterebilir ve astım, bronşit gibi solunum rahatsızlıklarında yardımcı olabilir.
  • Antiseptik ve antifungal özellikleri ile ciltte oluşan mantar ve mikrobik enfeksiyonlara karşı koruma sağlamaya yardımcı olabilir. Aynı zamanda antioksidan etkisi ile cildin erken yaşlanmasını önlemeye yardımcı olabilir.
  • Kimyon, anti-kanserojen ve antioksidan özellikleri ile meme ve kolon kanseri başta olmak üzere kansere karşı koruma sağlamaya yardımcı olabilir.

Kimyon, güvenli ve genellikle toksik değildir. Fakat düzenli ve fazla miktarda kullanımı yan etkilere sebep olabilir. Araştırmacılar, kimyonun testesteron seviyelerini bastırdığına dair kanıtlar bulmuşlar. Ayrıca düşük yapmayı tetikleyebilecek bazı kanıtlarda bulunmuştur.

İlginizi Çekebilir: Karabiberin Faydaları Nelerdir? Karabiber Neye İyi Gelir?

Herhangi bir sağlık probleminiz, kullanmakta olduğunuz ilaç varsa tüketmeden önce mutlaka doktorunuza danışmanız gerekir. Sitede yer alan yazılı ve görsel içerikler farklı kaynaklardan derlenerek bilgilendirme amaçlı hazırlanmış olup, herhangi bir doktor muayenesinin yerini alamaz. Doktor muayenesi ve tedavisi yerine kullanılamaz. Sağlığınızla ilgili durumlarda lütfen uzman bir doktora danışın.

Referanslar: https://www.healthline.com/health/cumin-benefits#takeaway, https://www.healthline.com/nutrition/9-benefits-of-cumin

Dermapen Nedir? Dermapen Ne İşe Yarar?

0

Kırışıklıklar, cilt lekeleri, sivilce ve geniş gözenekler pek çok kişinin yaşamış olduğu cilt problemlerinden sadece birkaç tanesidir. Bu problemlerden kurtulmanın veya aza indirmenin çözümü ise düzenli cilt bakımı yaptırmaktır. Dermapen de son yıllarda hydrafacial kadar popüler olan bir cilt bakım yöntemidir. Peki dermapen nedir, ne işe yarar? İşte ayrıntılar…

Dermapen Nedir?

Dermapen, kolajen üretimi yoluyla cilt sorunlarını tedavi etmek için kullanılan bir mikro iğneleme yöntemidir. Geleneksel Çin akupunktur tedavisi gibi, iyileşmeyi desteklemek için cildin üst katmanını delerek çalışır. Epidermise zarar vermeden, tahriş etmeden uygulanan bir yöntemdir. Geçmişte Çin prenseslerine uygulanan mikroiğne tedavisinin günümüze uyarlanmış hali de diyebiliriz.

Dermapen, cildi delmek için üzerinde 12 iğneden oluşan kalem şeklinde bir cihazdır. Kalem cilt üzerinde dikey bir şekilde tutulur ve doğru pozisyona geldiği zaman hızla dönerek gözenekleri açar ve cildin üst katmanını deler. Cildimizde herhangi bir yara yada kesik olduğu zaman cilt, kolajen ve elastin üretimini artırarak cildi onarmaya çalışır. Dermapenin çalışma mantığı da budur. Dermaroller’dan farkı ise işlemin daha az ağrılı ve iyileşme sürecinin daha hızlı olmasıdır.

Dermapen Ne İşe Yarar?

dermapen ne işe yarar

Dermapen daha çok ince çizgiler ve kırışıklıkları azaltmak için kullanılsa da yara izleri, çatlaklar gibi pek çok cilt sorununda da kullanılmaktadır. Dermapen;

  • Sivilce izlerinin giderilmesi
  • Çatlak tedavisi
  • Cilt lekelerinin tedavisi
  • Cildi sıkılaştırmak
  • Kırışıklıkların azaltılması
  • Genişlemiş gözenekleri aza indirmek
  • Saç dökülme sorunlarını tedavi etmek
  • Cilt yenilenmesi gibi durumlarda kullanılır.

Dermapen, genel sağlık durumunun iyi olması koşuluyla pek çok kişi için uygundur. Fakat hamile kadınların dermapen yaptırmaması önerilir. Bununla birlikte sivilce ilacı kullanan kişilerin mutlaka doktora danışması gerekir.

Dermapenin ciddi bir yan etkisi yoktur fakat, ciltte hafif morarmalar oluşabilir. Dermapen uygulamasından sonra görülen kızarıklık, ufak kanama alanları veya yanma hissi 6 saatten sonra azalır ve 3 günden sonra tamamen kaybolur.

Dermapen uygulamasından sonra, bir hafta direk güneş ışığından, solaryumdan kaçınmak ve güneş koruyucu sürmek tavsiye edilir. Aynı zamanda 2-3 gün hamam yada sauna gibi uygulamalardan da kaçınmak gerekmektedir.

Tedaviden önceki bir hafta boyunca sebze ve meyve tüketmek, bol su içmek, cildinizi tedaviye hazırlamak açısından faydalı olacaktır. Bununla birlikte tedaviden 2-3 gün öncesinde peeling uygulaması yapmamanız gerekmektedir.

 

Ispanağın Faydaları Nelerdir? Ispanak Neye İyi Gelir?

0

Ispanak, Amaranth familyasına ait, yaprağı parlak koyu yeşil olan tek yıllık otsu bir bitkidir. Güç ve enerjinin kaynağı olan, bu konuda çizgi filmlere bile konu olmuş, olağanüstü yeteneklere sahip olduğu kabul edilmiş bir sebzedir. Bunun nedeni ise zengin bir demir kaynağı olmasıdır. Aynı zamanda mükemmel bir K vitamini, A vitamini, C vitamini ve folat kaynağıdır. B2 vitamini, manganez ve magnezyum mineralleri açısından da iyi bir kaynak olan ıspanağın faydaları nelerdir, ıspanak neye iyi gelir? İşte detaylar…

Ispanağın Faydaları Nelerdir?

  • Ispanak, göz sağlığı açısından önemli olan lutein ve zeaksantin içerir. Bu bileşikler, körlüğün başlıca nedeni olan maküler dejenerasyon ve katarağı önlemeye yardımcı olabilir. Bu özelliği ile ıspanak göz sağlığını korumaya yardımcı olabilir.
  • Serbest radikaller erken yaşlanma, diyabet ve kanser gibi hastalıkların riskini artıran oksidatif strese neden olabilirler. Ispanak, oksidatif stresle savaşan ve oksidatif stresin neden olduğu hasarı azaltmaya yardımcı olan antioksidanlar içerir.
  • Ispanak aynı zamanda kanserle savaşabilecek antioksidanlar içerir. Yapılan bir çalışmada, ıspanağın kanser hücresi büyümesini yavaşlatmaya ve kanseri önlemeye yardımcı olabileceği gözlemlenmiştir.(1)
ıspanağın faydaları
  • Yüksek miktarda nitrat içeren ıspanak, kan basıncı seviyesini düşürmeye ve kalp hastalıkları riskini azaltmaya yardımcı olabilir.
  • Ispanak, kemik sağlığı açısından önemli olan K vitamini açısından zengindir. Özellikle kadınlarda görülen kemik erimesini önlemeye yardımcı olabilir.
  • Ispanağın antioksidan ve anti-inflamatuar özellikleri beyin sağlığını destekleyerek Alzheimer riskini azaltmaya yardımcı olabilir.
  • Ispanak, kanın pıhtılaşmasını yavaşlatarak kalp ve damar sağlığı açısından fayda sağlayabilir.

Ispanak Nasıl Tüketilmelidir?

Bazı araştırmalar yeşillikleri pişirmenin, özellikle göz sağlığı açısından önemli olan lutein içeriğinin kaybolmasına neden olduğunu göstermektedir. Bu nedenle ıspanağı ne kadar uzun süre pişirirseniz kalan lutein miktarı da o kadar düşük olacaktır. Bilim adamları, maksimum miktarda lutein alımını sağlamak için ıspanağı çiğ olarak tüketmek gerektiğini belirtiyorlar. Ispanağı çiğ olarak tüketmenin en güzel yolu ise avokado yada badem yağı gibi sağlıklı yağlarla karıştırarak smoothie hazırlamak. Ispanağın vitamin değerlerini kaybetmemesi için buharda da pişirebilirsiniz.

Yan Etkileri: Ispanak genel olarak sağlıklı kabul edilir fakat bazı kişilerde olumsuz etkilere sebep olabilir. Ispanak, böbrek taşı oluşumuna sebep olabilen kalsiyum ve oksalat bakımdan zengindir. Bu nedenle uzmanlar, böbrek taşı oluşum riski olan kişilerin ıspanak tüketimini sınırlamaları gerektiğini belirtmektedir.

Aynı zamanda kanın pıhtılaşmasını yavaşlattığı için kan sulandırıcı ilaç kullananların ıspanak tüketmeden önce doktora danışması gerekir.

Herhangi bir sağlık probleminiz, kullanmakta olduğunuz ilaç varsa tüketmeden önce mutlaka doktorunuza danışmanız gerekir. Sitede yer alan yazılı ve görsel içerikler farklı kaynaklardan derlenerek bilgilendirme amaçlı hazırlanmış olup, herhangi bir doktor muayenesinin yerini alamaz. Doktor muayenesi ve tedavisi yerine kullanılamaz. Sağlığınızla ilgili durumlarda lütfen uzman bir doktora danışın.

Referanslar: https://www.healthline.com/nutrition/foods/spinach#downsides, https://www.health.com/nutrition/groceries/7-health-benefits-spinach

Kirpik Lifting Nedir? Kirpik Lifting Nasıl Yapılır?

0

Kirpikler, etkileyici bakışlara sahip olmanın, bakışlara anlam katmanın en önemli faktörlerinden biridir. Kirpikleri etkileyici göstermek için pek çok makyaj malzemesi olsa da, doğal yollarla bu etkiyi sağlamak en çok tercih edilen yöntemdir. Günümüzde makyaj malzemesi kullanmadan etkileyici kirpiklere sahip olmak için de pek çok yöntem bulunmaktadır. İşte bunlardan birisi de, son dönemlerde oldukça popüler olan kirpik liftingi. Kirpik lifting nedir, kirpik lifting nasıl yapılır? İşte ayrıntılar.

Kirpik Lifting Nedir?

Kirpik lifting, kirpiklerin daha dolgun, uzun ve kıvrık görünmesini sağlayan bir uygulamadır.  Vitamin, doğal yağlar, keratin ve pigment takviyeleri içeren maske, kirpiklere uygulanarak daha kalın, dolgun ve kıvrık olması sağlanır.

Kirpiklerinizin 2 kat daha uzun olmasını hedefleyen kirpik lifting, 2-3 ay boyunca etkisini gösteriyor. Benim gibi düz kirpiklere sahipseniz ve doğal görüntüyü seviyorsanız, kirpik kıvırıcı ile kirpiklerinize zarar vermek istemiyorsanız tercih edebileceğiniz  bir yöntem.

Kirpik Lifting Nasıl Yapılır?

Yaklaşık 1 saat süren kirpik lifting işlemine başlamadan önce, kirpiklerinizin temiz, ve makyajsız olması, eğer lens kullanıyorsanız, ki şeffaf lenste dahil olmak üzere, çıkarmanız gerekiyor.

Öncelikle uzman kişi tarafından kirpikleriniz temizleniyor. Daha sonra kirpik diplerine silikon bir ped yerleştiriliyor ve kirpiklere yapışkan uygulanarak yukarı doğru taranıyor. Burada önemli olan nokta tüm kirpiklerin silikon pede yapışması. Sonraki aşamada kirpiklere solüsyon sürülerek yaklaşık 15-20 dakika bekleniyor. Bu aşamada önemli olan nokta ise, kirpiklerin tek tek ayrılması ve her kirpiğe eşit miktarda solüsyon sürülmesi. Sonrasında sabitleyici bir solüsyon sürülerek 10 dakika daha beklemeniz gerekiyor. Bu solüsyonlar kimyasal içerdiği için gözünüze kaçmaması gerekir ve gerekli önlemlerin uzman tarafından alınması çok önemlidir. Son olarak kirpiklerin daha dolgun görünmesini sağlamak için kimyasal olmayan bir boya ile kirpikleriniz boyanıyor.

Kirpik Lifting Hakkında Dikkat Edilmesi Gerekenler

  • Kirpik lifting kimyasal bir işlemdir. Uygulama yaptıracağınız uzmanın kesinlikle profesyonel olması ve hijyen koşullarının sağlanması gerekir. Aynı zamanda kullanılan ürünlerin ve malzemelerin kaliteli olması gerekir. Uzmanlar tarafından doğru uygulandığı ve kaliteli ürünler kullanıldığı taktirde kirpikleri dökmeyen bir uygulamadır.
  • Gözünüzde alerji, tahriş, arpacık gibi sorunlar varsa tedavi bitene kadar kirpik lifting yaptırmamak gerekir.
  • Kirpik lifting uygulamasından sonra 24 saat gözünüze su değdirilmemeli, makyaj yapılmamalı ve rimel sürülmemelidir.
  • Uygulama sonrası, normalde olmaması gereken tahriş ve yanma gibi durumlarda göz doktorunuza danışmalısınız.
   

Patlıcanın ve Patlıcan Sapının Faydaları Nelerdir?

0

Patlıcan fazla bir besin değeri içermediği düşünülen fakat sapından meyvesine kadar sağlık açısından pek çok faydası olan bir sebzedir. Sebze dedim ama patlıcan, çiçekli bir bitkiden büyüdüğü ve tohum içerdiği için aslında teknik olarak bir meyvedir. İyi bir lif kaynağıdır ve 82 gramı sadece 20 kalori içerir (çiğ olarak). İçerdiği C vitamini, K vitamini, folat, manganez ve potasyum mineralleri ile patlıcanın ve patlıcan sapının faydaları nelerdir? İşte araştırma sonuçları…

Patlıcanın Faydaları Nelerdir?

patlıcan sapının faydaları
  • Patlıcan, canlı renklerinden sorumlu olan ve antioksidan özelliklere sahip antosiyaninler açısından zengindir. Antioksidanlar, vücudu serbest radikaller olarak bilinen zararlı maddelerin neden olduğu hasarlardan korumaya çalışan maddelerdir. Araştırmalar antioksidanların kanser, kalp hastalığı ve diyabet gibi bir çok kronik hastalığı önlemeye yardımcı olabileceğini göstermektedir.
  • Patlıcanda bulunan vitaminler ve antioksidanların hepsi kalp sağlığını destekler. 2019 yılında yayınlanan bir inceleme(1), antosiyaninler dahil belirli flavonoidlerin kalp sağlığı riskini artıran enflamatuar belirtilerini azaltmaya yardımcı olduğunu göstermiştir.
  • Aynı zamanda başka bir araştırmada, antosiyenin tüketen kadınların daha düşük kan basıncına ve arterlerin daha az sertleşmesine sahip olduklarını göstermiştir.
  • Lif, vücuttaki sindirim ve şeker emilimini yavaşlatarak kan şekerini düşürebilir. Bu nedenle lif bakımından zengin olan patlıcanı tüketmek kan şekerini kontrol altında tutmaya yardımcı olabilir.
  • Aynı zamanda lif bakımından zengin besinler tüketmek, uzun süre tokluk hissi vererek fazla kalori alımını engeller ve kilo vermede faydalı olabilir.
  • Patlıcanda bulunan polifenoller vücudun kanserden korunmasına yardımcı olabilir. Antosiyaninler, iltihabı azaltarak ve kanser hücrelerinin yayılmasına yardımcı olan enzimleri engelleyerek  vücudu kanserden korumaya yardımcı olabilir.
  • Antioksanların beyin sağlığı üzerindeki faydaları tartışılmaz. Bu nedenle patlıcanda bulunan antioksidanlar, hafızına kaybı ve yaşa bağlı zihinsel gerilemeyi önlemeye yardımcı olabilir.
  • Patlıcan ayrıca göz sağlığı açısından önemli bir rol oynayan lutein ve zeaksantin içerir. Özellikle yaşlılarda görme kaybına neden olabilecek makuler dejenerasyon riskini azaltmaya yardımcı olabilir.

Patlıcan Sapının Faydaları Nelerdir?

Kullanmadan attığımız patlıcanın sapı, patlıcanın sağladığı tüm faydaları sağlamanın dışında hemorid için oldukça faydalıdır. Patlıcanın saplarından elde edilen su aynı zamanda sindirim sitemi sağlığı açısından da faydalıdır. Cilt ve saç sağlığı açısından da faydalı olan patlıcan sapı, insülin direncini dengelemeye de yardımcı olur. Patlıcanın sapı demir bakımından zengindir ve kansızlığa yardımcı olabilir. Vücutta detoks etkisi yapar ve toksinlerin idrar yolu ile atılmasına yardımcı olabilir.

Patlıcanın Zararları: Uzmanlar patlıcanın kesinlikle çiğ tüketilmemesi gerektiğini belirtmektedir. Bunun dışında her besinde olduğu gibi fazla tüketimi faydadan çok zarar sağlayabilir. Deride kaşıntı ve kızarıklıklara neden olabilir. Patlıcandaki az miktardaki soleninin artrit semptomlarını artırdığına dair sağlam bir kanıt olmasa da eğer patlıcan yedikten sonra ağrılarınız artarsa bundan kaçınmanız gerekir.

Herhangi bir sağlık probleminiz, kullanmakta olduğunuz ilaç varsa tüketmeden önce mutlaka doktorunuza danışmanız gerekir. Sitede yer alan yazılı ve görsel içerikler farklı kaynaklardan derlenerek bilgilendirme amaçlı hazırlanmış olup, herhangi bir doktor muayenesinin yerini alamaz. Doktor muayenesi ve tedavisi yerine kullanılamaz. Sağlığınızla ilgili durumlarda lütfen uzman bir doktora danışın.

Referanslar: https://www.webmd.com/food-recipes/eggplant-health-benefits#2, https://www.medicalnewstoday.com/articles/279359, https://www.healthline.com/nutrition/eggplant-benefits      

Bichon Frise (Bişon Çuha) Özellikleri ve Bakımı

Ülkemizde “Bişon Çuha Köpeği” olarak bilinen bichon frise, kökeni Fransa olarak kabul edilen sevimli bir köpek cinsidir. Kelime anlamı “kıvırcık köpek” olan bu sevimli tüy yumağı dostumuz, 1971 yılında AKC tarafından tanınmıştır. Avrupa ülkelerinde ve özellikle İngiltere’de çok popüler olan bu sevimli dostumuzu yakından tanımak ister misiniz? İşte Bichon Frise (Bişon Çuha) özellikleri ve bakımı hakkında bilinmesi gerekenler.

Bichon Frise Özellikleri

Küçük köpek ırkları arasında yer alan bişon çuha köpeğinin ağırlığı 3-5 kg arasında değişir. Yükseklikleri erkelerde 23-30 cm dişilerde ise 23-28 cm arasındadır. Yumuşak, ipeksi alt kürk ve çok sıkı olmayan kıvırcık dış kürkü ile çift kürke sahip olan bişon çuhanın tüyleri alerjik değildir. Tüy rengi genellikle beyazdır fakat kayısı rengi veya gri renkte kabul edilir. Tüyleri 10 cm kadar olabilirken, tüylerin sadece yüzünde ve ayaklarında ona yuvarlak bir görüntü verecek şekilde kesilmesi veya “poodle” kesimi, yarışmalarda kendine has bir görünüm sağlar.

Bişon çuha köpeği orantılı bir vücut yapısına sahiptir. Kafa yapıları yuvarlak, boyunları uzundur. Koyu renkli ve yuvarlak gözleri, parlak siyah burnu ile çok sevimli bir köpek cinsidir. Kulakları tüylerle kaplı ve aşağı doğru sarkıktır. Kuyruk sırtta kıvrık olarak taşınır. İyi gelişmiş göğsü ve aşağı doğru eğik bacaklara sahiptir. Patileri yuvarlak ve tırnakları siyah renktedir.

Karakter ve Genel Huyları   bichon frise özellikleri

Bişon çuha köpeği, daima ilgi odağı olmayı isteyen, mutlu ve eğlenceli bir köpek cinsidir. Neşeli ve şımarık tavırları ile evinizi şenlendirecektir.

Sahibine çok bağlıdır ve eğer evinizde başka bir evcil hayvan varsa kıskançlık yapabilir. Diğer küçük köpek cinslerinde de olduğu gibi yalnız kalmayı hiç sevmez ve ayrılık anksiyetesine eğilimlidir. Bu durum yüksek sesle havlamasına ve yaramazlık yapmasına sebep olabilir.

Bişon çuka, zeki bir köpek cinsidir ve bu nedenle kolay öğrenir. Aynı zamanda uyumlu yapısı ile ilk kez köpek evlat edinecekler için iyi bir tercihtir. Çocuklarla ve diğer köpeklerle arası iyi olan, yabancılara karşı sert davranışlar sergilemeyen  bu tüy yumağı dostumuz, apartman dairesinde beslemek için uygun bir ırktır.

Hayat dolu, sıcakkanlı ve oyuncu olan bişon çuha köpeğinin de diğer köpek cinslerinde olduğu gibi küçük yaşta sosyalleşmesi gerekir.

Elbette bunlar bişon çuha köpeğinin genel karakteristik özellikleridir ve her bişon çuha köpeği aynı karaktere sahip olacak anlamına gelmez. Aynı zamanda bir köpeğin karakterini belirlemede, küçük yaşta aldığı eğitim ve sosyalleşme gibi faktörlerin önemli rol oynadığını unutmamak gerekir.

Bichon Frise Bakımı

bichon frise bakımı

Bişon çuha köpeğinin bakımında zorlanacağınız tek konu tüy bakımıdır diyebiliriz. Çok fazla tüy döken bir köpek cinsi değildir fakat güzel ve bakımlı görünmesi için kıvırcık tüylerinin her gün taranması gerekir. Ve 4 hafta da bir profesyonel tıraş gerekmektedir.

Tüy bakımının dışında kulakları ve tırnakları düzenli olarak kontrol edilmelidir. Kulaklarında kir görüldüğü taktirde veterinerin önerdiği solüsyonla silinmeli, tırnakları iki haftada bir kesilmelidir. Eğer gözlerinde akıntı varsa, leke yapmaması için yumuşak nemli bir bezle silmeniz önerilir.

Bişon çuha köpeği aktif bir köpek olduğu için egzersiz ihtiyacının büyük bir kısmını karşılar. Fakat günlük 30 dakikalık yürüyüşler onları çok mutlu edecektir. Aynı zamanda bu yürüyüşler kilo almasını engellemeye de yardımcı olacaktır.

Özellikle pire alerjisine yatkın oldukları için düzenli veteriner kontrolü ve aşılarının yapılması gerekir. Ortalama yaşam süresi 12-15 yıl olan bişon çuha köpeği genel olarak sağlıklı bir ırktır. Fakat diğer köpek cinslerinde olduğu gibi genetik olarak yatkın oldukları bazı hastalıklar bulunmaktadır. Bunlar;

  • Göz akıntısı
  • Katarakt
  • Kulak hastalıkları
  • Deri hastalıkları
  • Epilepsi
  • Mesane sorunları
  • Diz kapağı bozuklukları
  • Pire alerjisi gibi hastalıklardır.

Düzenli veteriner kontrolü ile bu sevimli tüy yumağı dostumuza sağlıklı ve mutlu bir yaşam sunabilirsiniz.